Anasayfa  >   Yazar
Erdoğan’ın Diktatörlüğü de Yetti Artık
Türkiye’de son yılların en popüler sloganı hiç şüphesiz ‘’diktatör’’ oldu. Kelime anlamı olarak, ‘’ Diktatörlük (Latince: dictatura), otokratik bir Hükûmet biçiminde, yönetimin diktatör olan tek bir birey tarafından yönetilmesi türüdür. Genellikle üç olası anlamda kullanılır…vs der ve buradan köye yol olur. Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki Türkiye mevzu bahis olaydı ne ala lakin bu söylemin günümüz Türkiye’si ile uzaktan yakından ilgisi yok. Hele hele, Türkiye’nin yüzde 52’sinin oyunu alarak Cumhurbaşkanı olmaya layık olmuş Recep Tayyip Erdoğan ile asla ilişkilendirilemez, ilişkilendirilmesi teklif dahi edilemez.
21 Ekim 2015 - 23:17:18
Ülkede bilinçli bir şekilde ‘’diktatörlük’’ algısı yaratılmaya çalışılıyor 
Son olarak Merkel’in Türkiye’yi ziyareti dolayısı ile yüz aklı evvel akademisyen, ülkede ‘’baskı gördüklerini’’ ve ‘’diktatörlük’’ olduğunu belirttikleri yazılarının altına ıslak imzalarını da ekleyerek Merkel’in eline tutuşturdular. Bu kadar da değil, aldığımız duyumlara göre bir bu kadar daha akademisyen daha şikayetçi olmuşlar. Kendi ülkelerinin seçilmiş cumhurbaşkanını şikayet eden sözde ‘’akademisyenler’’ olsa olsa ülkenin özde hainleri olabilirler. Demokratik bir ülkede istemediğine oyunu vermezsin ve seçmezsin. ‘’Seçildi ama ben istemiyorum’’ mızmızcılığı anaokul çağındaki 0-6 yaş çağındaki çocuklar için geçerli olabilir ancak.

HDP Eş genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Londra ‘’gezisi’’nin ardından ülkeye döndüğünde gazetecilere verdiği beyanatta ülkenin ‘’üçte ikisinin’’ Erdoğan’dan korktuğunu belirtti. Ülkenin demografik yapısına şöyle bir bakıp, Demirtaş’ın yüzde kaç doğru söylediğine bir bakalım: Erdogan'a oy vererek Cumhurbaşkanı yapan %52 korkmuyor; AK Parti'yi tek başına iktidar yapan halk korkmuyor; Geziciler korkmuyor; solcular korkmuyor; sağcılar korkmuyor; Kürtler, Türkler, Araplar, Azeriler, Pomaklar, Ermeniler...vd kimse korkmuyor. 

Peki kim bu "üçte iki"? 
Ülkenin neredeyse tamamı korkmuyorsa, Demirtaş’ın ifade ettiği ‘’üçte iki’’ kimler peki? Çıkan sonuş şu:  
Demirtaş kendinden bahsediyor olmalı.
Bu kadar da değil. Demirtaş sözlerine şöyle devam ediyor:
"Bunu bilerek ya da bilmeyerek yapıyorlar, bilemiyorum. Bütün uyarılarımıza rağmen bu hassasiyeti dikkate almadan; kamplaştırıcı, ötekileştirici bir dil kullanmaya devam ediyorlar. Türkiye'nin önemli bir kısmı, üçte ikisinden fazlası ülkenin Cumhurbaşkanı'ndan ciddi ciddi korkuyor. Her türlü çılgınlığı yapabileceğine dair korku ve kaygı hâli var. Çünkü yaptıkları, gerçekleştirdiği hukuksuzluklar önümüzdeki dönem gerçekleştireceği hukuksuzlukların da işaretidir, garantisi ve göstergesidir. Herkes hem 1 Kasım seçimlerinden hem de sonrasına dair korku duyuyor. Ama biz şunu söylüyoruz; bu olumsuzluklara bakarak panik yapmaya gerek yok, umudu yitirmeye gerek yok. Umut bizleriz, hep birlikte varız. Hep birlikte ülkemizdeki temel bütün sorunları bir arada, birlikte yaşayarak, barışla çözebilecek kararlılığa sahibiz. Savaşa ve çatışmaya ısrar eden bir AKP politikasına karşı biz, barışı savunduğumuz ve ısrarcı olduğumuz müddetçe barış isteyenler kazanacaktır."
 

Açıklamanın meali aynen şöyle 
Ben, ülkede ciddi manada korku furyası varmış imajı yaratmaya çalışıyorum. Hepiniz Erdoğan’dan korkuyorsunuz. Erdoğan’dan korkun! Ama sizi bu Erdoğan korkularınızdan kurtaracak ve aydınlığa kavuşturacak olan da yine benim. Ancak, sizi bu Erdoğan  korkunuzdan kurtarabilmem için bana oy vermelisiniz. Erdoğan’dan ne kadar çok korkarsanız ben sizin korkularınızı tıpkı korku filmlerindeki kötü karakterler gibi emerek daha da güçleneceğim. Erdoğan’dan ne kadar çok korkarsanız beni o kadar büyütmüş olacaksınız. Yoksa Erdoğan korkularınızdan kurtulamayacaksınız. Sizler, Erdoğan diktatoryasının var olduğu bir ülkede yaşıyorsunuz. Diktatör Erdoğan…
Ülkede kaotik bir ortam yaratmaya çalışarak, algı operasyonu yaparak bir korku imparatorluğu yaratmaya çalışıyorlar. Siz siz olun sakın meyletmeyin, inanmayın ve destek olmayın. Erdoğan da bir fani. Tıpkı benim ve sizin gibi. Yanlışları, doğruları, hataları ve günahlarıyla etten kemikten bir insan. Ben Erdoğan’dan korkmuyorum. Çünkü beni ve benim gibi milyonlarca mağdur türbanlı kadını, Leyla Zana gibi özgürleşmeyi bekleyen kadınları özgürlüğüne kavuşturduğu için korkmuyorum. Lakin bu furyayı yaratmaya çalışanlar var ya, işte onlar bizden gerçekten korkmalı!
 
 
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 4 Yorum )
Serdar Gül
2 Yıl önce
MERKEL'İN 3 MİLYAR EUROLUK MÜLTECİ TAMPONCUSUYUZ GÜCÜMÜZ OKULLARA KANALLARA ÇÖKMEYE...HIRSIZLARA CENNET YENİ TC...
ALİ VELİ
2 Yıl önce
SKYNEWSARABİA, SAHİFETÜL KUDS EL HAYAT vs ARAP BASINI GÜLEN MEDYASI VE CEMAATİ KURBAN SEÇİLDİ..SEBEP HIRSIZLIĞI ÖRTME..TABİ DARBECİSİNE SARILIR AKp DENİZE DÜŞTÜ..YALAN İFTİRA REVAÇTA...
ALİ VELİ
2 Yıl önce
Hayırseverinin ortağı ZENCANİ İRANDA İDAMLA YARGILANAN HIRSIZLARIN KARAMAN FETVALARIYLA GÜVENCESİ ERGENEKONU MASUM İLAN EDEN OKUL BASAN KANALA ÇÖKEN HIRSIZ AKP LANETLE ANILACAK
resul polat
2 Yıl önce
yazarların şahisın doğrularla yoğrülmuşsün allah senden razi olsün elıne sağlık
BENZER HABERLER
Koray Şerbetçi: SEN ÖTEDEN, BİZ BERİDEN…
Fransız tarihçi Michelet; “ Ne zaman aklımın ermediği bir konu olsa açar Fransız tarihine bakarım” der. Ben de bir tarihçi olarak vazifemi yapayım ve Türk milletinin çözemediği garip meseleleri ve denklemleri berraklaştırmak adına Türk tarihine bir baktırayım.
Tesettur Ji Edeba Îslamê ye
Tesettur, nixumandin bi daketina vê ayetê li ser jina Misilman ferz bûye.
S.Bedri Gider:Başbağlar'dan Kobani'ye Kürt Sorunu
Başbağlar katliamının yıldönümüydü dün. '93 yılındaki bu vahşi ve adi olayların amacı neydi? Kürt meselesini çözümsüz kılmak ! Bu çözümsüzlük boşu boşuna yıllarca sürdürüldü. Çözümsüzlük bugün Suriye olayları üzerinden hayatını devam ettiriyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Açık Mektup
Adı, Harun Polat; henüz 16 yaşında; lise üçüncü sınıf öğrencisi; Ağrılı. Babası memur, annesi ev hanımı. Dört çocuklu bir ailenin tek erkek evladı...
Ahmet Pekiyi:1 Kasım milat
Ülkemizde son 15 yıldır yapılan seçimlerin hiçbiri diğerinden daha mühim ya da önemsiz değildi çünkü mezkur tarihten sonraki bütün seçimler, vesayetçi/subliminal düzen ve milli irade arasında gerçekleşti
Muhalefetin Erdoğan-Davutoğlu Kıskancı
Erdoğan’ın Kasımpaşalılık ruhundan gelen delikanlı üslubu Davutoğlu’nun akademik üslubunda olmadığı için Erdoğan hasretine düştüler. Muhalefetin Davutoğlu için yaptığı eleştirilere bakın hemen hepsinde kavgacı olması istenmektedir, hemen hepsinde uyumsuz olması beklenmektedir
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI