Anasayfa  >   Yazar
Ahmet Pekiyi:1 Kasım milat
Ülkemizde son 15 yıldır yapılan seçimlerin hiçbiri diğerinden daha mühim ya da önemsiz değildi çünkü mezkur tarihten sonraki bütün seçimler, vesayetçi/subliminal düzen ve milli irade arasında gerçekleşti
26 Ekim 2015 - 09:32:34

Ülkemizde son 15 yıldır yapılan seçimlerin hiçbiri diğerinden daha mühim ya da önemsiz değildi çünkü mezkur tarihten sonraki bütün seçimler, vesayetçi/subliminal düzen ve milli irade arasında gerçekleşti. Söz konusu seçimlerin nihayetinde ya vesayet devam edecekti ya da millet ana kumanda masasına geçecekti ve millet 2002 virajından sonra yapılan her seçime ağırlığını koyarak vesayet lobisine dur dedi. Yaklaşık 300 yıldır devam eden kültürel, politik, içtimai Fetret Döneminden çıktı. Ta ki 7 Haziran seçimlerine değin… 7 Hazirandan itibaren yaklaşık beş aydır örtük bir fetret dönemi yaşıyoruz. Bu nedenle 2015 Kasım seçimlerine de tam manasıyla Türkiye Meselesi atmosferinde ilerliyoruz. Üst Akıl emrine amade olan dünya bir tarafta, mazlum/masum Anadolu insanı bir tarafta… Türkiye seçimleri adeta tüm dünyadaki oyun kurucuların aktif rol aldığı bir proses olarak işliyor. Sayılı günler kalan 1 Kasım tekrar seçimleri, Türkiye için tarihin öznesi olmaya devam etmenin tercihi  de olacak. Bilinmesi gereken ve dostun/düşmanın er ya da geç kabulleneceği bir hakikat var ki o da bu necip milletin, bundan böyle tarihin nesnesi olmaya zinhar razı olmayacağıdır. Kimse komplo ve entrikalarla bu aziz vatanı cendere içinde tutamayacaktır bundan böyle. Fetretlerle esir edilmek istenen özgüvenimizi/bahadırlığımızı muhasara altına almak isteyenler; mutlaka mağlup olacaklardır. Her ne olursa olsun kurgusal senaryolar/seçimler milletimizin dünyaya yön verme arzusunu, mazlumların hamisi olma vizyonunu dizginleyemeyecektir. Seçim dönemlerinde yapılan hileler, ortaya atılan yalanlar, manipülatif hamleler bizi kutlu yürüyüşümüzden vazgeçiremeyecektir. Milletimizin fertleri arasına ekilen nifak tohumları bizim kardeşlik iklimimizde güle, sümbüle, nazenin bir çiçeğe dönüşecektir. Bu anlamda 1 Kasım sonrası için hiç kimsenin endişelenmesine, kaygılanmasına gerek yoktur. Bu millet Osmanlının gerileme döneminden itibaren yürütülen kahpe oyunlara, kirli ittifaklara karşı o denli güçlü bir hafızaya sahiptir ki şimdilerde hiçbir ayrılıkçı/kıyımcı güç, bu milletin birlik ve beraberliğine musallat olamayacak, buna yeltenenler de gerekli cevabı milletimizden alacaktır. Kirli İttifak Konsorsiyumu elbette amaçlarına ulaşmak için boş durmayacak, her gün yeni bir hileyle karşımıza çıkacak, beşinci kol kuvvetlerinden destek alacaktır ama bizim iman birliğimizi ve tarihsel bilincimizi kati surette paralize edemeyecektir. Kirli  ittifak lobisi ister üst akılla, ister içeriye sızdırmış olduğu ajanlarıyla hareket etsin er ya da geç bu coğrafyadan elini çekmek mecburiyetinde kalacaktır.
  Son 300 yıllık mazimiz, maalesef tarih koridorunda fetret yaşadığımız bir sürece tekabül ediyor. Türkiye hâlâ bu uzun dönemli fetret sürecinin ataletinden ve resesyonundan kurtulamadı. 1699 yılından itibaren bu milletin başına örülen çorapların ardı arkası kesilmedi ve milletimiz de bu çorapların ağından kurtulamadı. Yaşanılan bu hazin tablo sayısız parametreden kaynaklanmakla birlikte, bizleri tarih yazan millet olmaktan uzaklaştırmak isteyen emperyalist organizatörlerle işbirliği yapan dost görünümlü maskeli mihrakların da bu sonuçta çok ciddi bir katkısı oldu. Bugün yaşadığımız tutsaklaştırma savaşları geçmişte yaşananlardan bağımsız değil. Kanuni’ye, Fatih’e, Abdülhamit’e, Menderes’e, Özal’a tuzak kuranlar yine işbaşında.  Bizi dışarıdan yıkamayacağını anlayan derin dünya devletinin kullandığı en büyük koz bizi bölme ve yönetme stratejisi. Üzülerek ifade etmeliyiz ki demokratik muhalefetin dışına çıkarak bu kahpe oyunun parçası olan, derin dünya devleti sevdalısı/uşağı insanlarımız var. Derin Dünya Devletinin yerli acenteleri gibi çalışmakta olan bu mankurtlaşmış zihinlerin haince yaklaşımları ülkemizin 1699’dan itibaren yaşadığı müzmin fetret döneminin temel müsebbiplerinden.  Dün Yeni Osmanlıcı ve İttihatçı olarak karşımıza çıkan işbirlikçiler, bugün paralelci, jüritokrat, otokrat ve teknotrat olarak karşımıza çıkıyorlar. Zihniyet aynı, sadece simalar farklı… Billur bir zihinle retrospektif bir bakış yapmadığımız takdirde günümüzdeki hain planları bertaraf etmekte zorluk çekeceğimiz aşikâr.  Dostu, düşmanı ve hipnotize edilmiş dimağları birbirinden ayırt ederek geleceğe doğru sağlam adımlarla depar yapmak mecburiyetindeyiz.
Ufkumuzu sarmalayan Kronik Fetret dönemi; kültürel, manevi, teknolojik, bilimsel, sosyal bir yorgunluğu yeni nesillerin omuzlarına birikimsel bir şekilde teslim etti. Halihazırda şok olmuş vaziyetteki ruhların, narkoz yemiş bedene dönmüş zihinlerin üzerini bu Fetret Döneminin toz kalıntıları kaplamış olsa da bu durum ilelebet sürmedi. Milletimiz son 15 yıldır üstündeki tüm çamurları/tozları silkeleyerek tarih arenasına tekrar döndü. Bu dünyanın kaderi benim olmadığım bir masada çizilemez diyen insanımız, yerli ve milli bir kadroyu yetkilendirerek kendisine mihmandar eyledi. Erdoğan isimli bir yiğit çıktı ve Anadolu’nun, Ortadoğunun, yetimlerin, bikeslerin mümessili oldu. Milletimiz onun etrafında kenetlenerek tüm dünyaya meydan okudu. Bizi BİZ olmaktan alıkoyamayacaklarını en yüksek perdeden dillendirdik bu sayede. Ak Parti iktidarının açtığı çığırla yüz yıllar süren bir Fetret Dönemi şokunu üzerimizden atma şansı yakaladık. 15 yıl içerisinde çeyrek asırlık bir mesafe kat ederek silkelendik, canlandık ve kendimize geldik. Yerli İHA’lar, uydular, tanklar, gemiler, helikopterler, silahlar… ürettik. Ecdadın karadan gemi yürütmesinden esinlenerek deniz altından trenler, deniz üstünden köprüler geçirdik. Resmi ideolojinin açtığı tüm sosyal yaraları mazinin çelik sandıklarına kilitledik. Türkü, Kürdü, Çerkezi, Lazı, Zazası, Romeni… ile huzur içinde yaşayan bir toplum olduk. Etnik farklılıkların üstünlük olarak algılanmadığı, vatandaşların sınıf ayrımına tabi tutulmadığı çok kültürlü bir ülke haline geldik. Sünnisi, alevisi, şiisi, agnostiki ve ateisti ile barış içinde yaşanan bir içtimai çerçeve kurduk. Kamusal alan özel alan gibi absürt uygulamaları, faili meçhulleri, katsayı nevinden zulümleri geride bıraktık. En önemlisi de tüm Ortadoğu kan gölüne dönmüş iken bölgenin barış adası ve mazlum limanı olmayı başardık.  
Siyonizmin, emperyalizmin, Paralelizmin tüm desiseleri boşa çıktı. Şimdi son bir atılım daha yapıyorlar eski günlerine dönebilmek için ve 1 Kasım onlar için asla kaçırılmaması gereken bir joker. Bu jokeri kaçırdıkları an bir daha Eski Türkiye’yi inşa edemeyeceklerinin farkındalar ama çok şükür ki milletimiz de bedeni/bilinci üzerinde yapılmak istenen ameliyatın farkında. Bu nedenle 1 Kasım’da bu ülkeye Fransız olanların hayalleri mutlak surette suya düşecektir. Sonuç her ne olursa olsun milletimiz Yeni Türkiye kriterlerinden asla ödün vermeyecektir. Kişisel kırgınlıklar ve menfaat hesapları milletimizin bekasına zarar verecek eylemlere, tercihlere asla prim vermeyecektir. Ak Parti kurulduğu dönemden itibaren yapılan genel/yerel seçimler, oligarşik düzenin figüranları ile Anadolu İnsanı arasındaki zorlu bir maratonun rauntları şeklinde cereyan etti. Tek Parti rejiminden günümüze değin öz değerlerini temsil etmeyen ve yerli olmayan tüm hamlelere/oluşumlara karşı şuurlu bir mücadele veren Anadolu İnsanı, Ak Parti sonrasında da bu çabasını devam ettirdi. Türkiye üzerinde oynanan her oyun, şer şebekesinin yaptığı her kripto ittifak, milletin dupduru sinesiyle/dik duruşuyla püskürtüldü. 2000’li yılların başından bu yana Türkiye; vesayetçi, elitist ve aristokrat bir zümreyle; demokratik bir mücadele verdi. Bu mücadele halen bitmiş değil. Statükoyu, Beyaz Lobiyi temsil edenler 2002 öncesindeki şaşalı günlerine dönmek için yoğun bir efor sarf ediyorlar. Senaryo üzerine senaryo kurguluyorlar. Geçmiş yıllarda laikliği, rejimi, üniter yapıyı kirli stratejilerine alet ederek vesayetçi sistemi kutsayanlar bugün özgür basın, demokrasi, öz yönetim, diktatör, katil devlet… gibi spekülatif sözcüklerle kendi menfaatlerini kutsamanın metotlarını arıyorlar. Tek dertleri var, Eski Türkiye koşullarını yeniden tedavüle koymak.  Eski Türkiye’deki oligarşik sistemi ihdas edebilmek için var güçleriyle çalışıyorlar. Bu niyetlerini soslu cümleler ile gizleseler de satır aralarında verilen mesajlarda gerçek amaçlarını görebilmek mümkün. Hedeflerine ulaşabilmek için her türlü hiziple, grupla el ele veriyorlar. Ülkelerini mandacı bir zihniyetle emperyalist güçlere şikâyet etme kahpeliğinden dahi imtina etmiyorlar.  Bazen İrancı, bazen İsrailci, bazen ABD’ci, bazen Rusyacı, bazen Suriyeci, bazen Almanyacı, bazen NATO’cu, bazen PKK’cı, bazen PYD’ci… oluyorlar. Türkiyeli olmamak, kendi menfaat şatolarını kurabilmek ve masum Anadolu insanı ile el ele vermemek için direniyorlar.
1 Kasım, vesayetçi düzene hizmet edenlerle, Anadolu’nun saf evlatları arasındaki mücadelenin dönemeç noktalarından biri olacaktır yalnız her ne olursa olsun Yeni Türkiye elde etmiş olduğu kazanımlardan asla taviz vermeyecektir. Bu ülkede bir daha rant lobileri millete tepeden bakamayacak, işgüzar kalemşörler vatandaşlarımızı aşağılayamayacak, onun oyu benim oyuma eşit mi diyerek kimse kimseyi tahkir edemeyecek, faili meçhul günleri geri gelmeyecek, devri sabık dönemleri yaşanmayacak, Anadolu kriterleri Avrupa kriterlerine kendini yedirmeyecektir. 1 Kasımda ortaya çıkan irade Anadolu’nun sağduyusu olacaktır. İstatistikler Anadolu insanlığının önüne geçemeyecektir.  Milli irade, ülkemiz üzerinde oynanan tüm oyunları sahiplerine geri dönüşü olmayacak şekilde postalayacaktır. Bu manada 1 Kasım, kısa süreli Fetret Döneminden uyanışımızın Yeni Alarmı ve Deniz Feneri olacaktır.  Hiç kuşkunuz olmasın ki 1 Kasım bu ülke için bir milat olacaktır. Sandıktan çıkan rakamlar ne olursa olsun, milli irade vesayetin, asimilasyonun, darbelerin, hilelerin, montajın, şantajın, emperyalizmin, sınıfçılığın, üstünlerin hukukunun karşısında dimdik ayakta duracaktır. 1 Kasım seçimleri şimdiden tüm milletimize ve dünyaya hayırlı olsun. Milletimizden istirhamım üç günlük dünya için davanın ve mazlumların boynunu bükmemeleri, demokrasiye ve insanlığa asla iskonto uygulamamalarıdır.  Sandıklar insanlığımızın gömüldüğü kara delikler değil insanlığın dirildiği vahalar olsun. Kimse siyasi hesaplar için bu millete ve ümmete acılar yaşatmasın. Ümit ediyorum ki 1 Kasım sonrasında ülkemizde istikrar hâkim olacak ve ülkemizin bayrağı tüm mazlum coğrafyalarında daha güçlü bir şekilde dalgalanacaktır..
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 8 Yorum )
Serdar Gül
2 Yıl önce
KANLA TERÖR VE TOROS TEHDİDİYLE VE BAHÇELİNİN YARDIMIYLA İKTİDAR..DERİN PKK'NIN KATKISI DA VAR...ALLAH BES GAYR HEVES...HIRSIZLIK OYLA AKLANMAZ
Serdar Gül
2 Yıl önce
MERKEL'İN 3 MİLYAR EUROLUK MÜLTECİ TAMPONCUSUYUZ GÜCÜMÜZ OKULLARA KANALLARA ÇÖKMEYE...HIRSIZLARA CENNET YENİ TC...
ALİ VELİ
2 Yıl önce
SKYNEWSARABİA, SAHİFETÜL KUDS EL HAYAT vs ARAP BASINI:GÜLEN MEDYASI VE CEMAATİ KURBAN SEÇİLDİ.SEBEP HIRSIZLIĞI ÖRTME..TABİ DARBECİSİNE SARILIR AKp DENİZE DÜŞTÜ..YALAN İFTİRA REVAÇTA...
ALİ VELİ
2 Yıl önce
Hayırseverinin ortağı ZENCANİ İRANDA İDAMLA YARGILANAN HIRSIZLARIN KARAMAN FETVALARIYLA GÜVENCESİ ERGENEKONU MASUM İLAN EDEN OKUL BASAN KANALA ÇÖKEN HIRSIZ AKP LANETLE ANILACAK
Rıza kUYUmcu
2 Yıl önce
SURİYE FATİHİ AKP HESAP VERMEMEK İÇİN İKTİDARA MAHKUM DARBECİLERİNİ JİTEMİ BİLE PAKLADI.40 YÜZLÜ, KANAL BASAN,TÜRBE NAKİLCİSİ YOLSUZLUK HIRSIZLIK DEĞİL DİYEN KARAMANİLERİYLE AKP
Rıza Kuyumcu
2 Yıl önce
PEKİYİ, SANKİ KIRKPINARDAN YAYIN YAPIYOR BİR YİĞİT ÇIKMIŞ MEYDANA...SANSÜR, KANALLARI KAPAMA...SANA KALSIN YENİ TC,YENİLİK HIRSIZLARA YARADI...
ALİ VELİ.
2 Yıl önce
HIRSIZLIĞI ÖRTMEK İÇİN KANALLARA EL KOYAN YENİ TC SİZE KALSIN...SUÇLULAR KORKAK OLUR TOROSLA TEHDİT EDER.ALMANLAR MERCEDES ÜRETİR VBİZ TOROSTAN BAHSEDERİZ ALMAN BİZİ KISKANIYORMUŞ:-)
RIZA Kuyumcu
2 Yıl önce
İTİRAF YAZISI :YANİ BİZ BAŞA GELMEZSEK KAOS.BUNU YAŞADIK ZATEN.YAZAR İTİRAF EDİYOR TEK BAŞINA OLMAZSA KAOS BURHAN KUZU DA DEDİ BUNU HALK KAOSU SEÇTİ..
BENZER HABERLER
Mehmet Memdoğlu: Hangi Demirtaş?
HDP ve geldiği gelenekteki tüm partiler, yıllarca Kürtler adına siyaset yaptıklarını iddia etmelerine rağmen, kendi iradelerini PKK ve Kandil’e teslim ederek, Türkiye’yi tehdit eden bu yapıdan ve silahtan medet umdular. Hatta HDP daha da ileri giderek, değiştiğini, Türkiyelileştiğini (!) ve Türkiye partisi olduğu söyledi. Ne yazık ki bunların hepsi söylemde kaldı.
Kürt yazarlar referandum konusunda ne düşünüyor?
TBMM'de oylanan 18 maddelik anayasa paketi değişikiliği ile birlikte 16 Nisan'da referandum yapılması kararı alındı. Anayasa paketi konusunda her kesimde olduğu gibi Kürtlerin de beklentileri ve talepleri var.
G.Coşkun: Çelişki Makineleri
Yine ilginç bir seçim dönemi olacağı şimdiden belli.
Kafayı kumdan çıkarmak
Konunun tarihçilere bırakılması gerektiğine yönelik çağrı ise konuyu bilimsel bir muhtevaymış gibi aksettirse de, siyasi ve maddi sonuçları olacak bir mesele, bir bilim insanı olarak tarihçilerin üstesinden gelebileceği bir mesele değildir.
'Hep başıma iş açan “öbür” dili bilinçli bir şekilde unutturdum kendime'
“Türkçeyi sonradan mı öğrendiniz?” diye sordu adam. Şaşırdım. İlk kez biri bu soruyu soruyordu. Üstelik konuşmamda aksan yoktu, İzmir’de büyümüştüm ve birkaç radyo kanalı mikrofonlarını bana yıllarca emanet edecek kadar Türkçeme “olur” vermişti. Diksiyonuydu, vurgusuydu, tonlamasıydı…İstanbul Türkçesini de biliyordum , İzmirliler gibi çekirdeğe çiğdem demeyi de.
Güldalı Coşkun: Kaybedeceksiniz
Gençleri öfkelendirmek için adeta zehir şırınga ediliyordu damardan ve bunu bu güzel ve naif hanımefendi bile engelleyemiyordu. İnsanın bu kadar güzel ve sevgiyle bakan bir annesi olur da nasıl bu kadar öfkeli olunur dediğimde genç kardeşime, nihayet çatık kaşları inmiş ve bir tebessüm yayılmıştı, annesininki kadar güzel yüzüne.’ (“Üzülün, kaybedeceksiniz!” adlı yazımdan )
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI