Anasayfa  >   Yazar
Ahmet Pekiyi:Millet en büyük hakem Allah Hakimdir
1 Kasım 2015. Bu tarihi hiç ama hiç unutmayacak dünya. Türkiye demiyorum, dünya diyorum üstüne basa basa. Altını ve üstünü itina ile çiziyorum bu tespitin
03 Kasim 2015 - 10:29:03

1 Kasım 2015. Bu tarihi hiç ama hiç unutmayacak dünya. Türkiye demiyorum, dünya diyorum üstüne basa basa. Altını ve üstünü itina ile çiziyorum bu tespitin. 1 Kasım 2015 Dünya Tarih Şeridine vurulmuş bir mühürdür ve bu mühür Dünya Tarih Şeridinden asla silinmeyecektir.  Bu mührü vuran Anadolu insanının ayakları altında paspas olmayı şeref bilirim. Kasım 2015, köhne dünya düzeninin sonlandığı bir dönemeç olacaktır. Küresel dünyayı kendi komutlarıyla ve kurallarıyla yöneten Subliminal Dünya Lobisi, 1 Kasım Türkiye örneği ile yenilgiye uğramıştır. Ellerinde olsaydı tapınakçılar, Biderbergçiler, Rockefellerciler, Sorosçular zamanı geriye alarak 1 Kasım sonuçlarını manipüle eder, değiştirirdi ama ne yapsalar nafile.  Artık Anadolu insanı kendi iradesinin dümenini ve vitesini eline almıştır ve özgürlüğünden katiyen feragat etmeyecektir. Üst akılın bütün planları, desiseleri, illegal faaliyetleri boşa çıkmıştır, 1 Kasım fermanıyla. 1000 yıllık tarihi boyunca dünyanın tüm mazlumlarına; adaletiyle, insanlığıyla, vicdanıyla, demokrasisiyle, yaşadığı sosyo-politik trajedileri bertaraf etme yöntemiyle örnek olmuş bu millet, kaderine ve dünyanın makus talihine muhteşem bir damga basmıştır. Anadolu insanı, 1 Kasım deklarasyonu ile Türkiye’nin gerçek sahibi olduğunu ilan etmiştir.  Son 3 yıldır global dünyanın oyun kurucuları, Türkiye’yi esir almak için çok büyük bir mücadele vermiş olmalarına ve yerli(!) dalkavuklardan destek görmelerine rağmen Anadolu insanı, kendi hürriyetinin tutsaklaştırılmasına müsaade etmemiş ve tüm şer ittifakına haddini bildirmiştir. Geziciler, jüritokratlar, teknotratlar, otokratlar, paralelistler, cuntacılar, sahte şeyhler, maskot kalemşörler… bir daha asla Anadolu insanının irfanına/basiretine yönelik operasyon yapmama konusunda sağlam bir mesaj almışlardır. Türkiye’yi kendi sistemlerinde serfleştirmek isteyen üst akıl ve avaneleri, 1 Kasım 2015 itibariyle güçlü/kallavi bir Osmanlı tokadı yiyerek gerekli cevabı almışlardır. Anadolu’nun sezgisel vicdanı kendi hayalleri/hayatı üzerindeki tüm oyunların farkında olduğunu söyleyerek Ak Parti kadrolarına iktidar vizesi vermiştir. Ak Parti kadroları, milletin yüreğinden beslendiklerini ve Anadolu Takımı olduklarını kanıtlamıştır. Ak Parti ile uğraşanların aslında milletle ve Anadolu ruhuyla uğraştığını çok iyi gözlemleyen Anadolu basireti/feraseti, Ak Partiyi/milleti bitirmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmıştır. Yenilgiyi iliklerine kadar hisseden Darbe/İsyan Konsorsiyumu süt dökmüş kediye dönmüş, 1 Kasım gerçeğini algılayamamış ve henüz tebrik telgrafı göndermeyi  dahi akıl edememiştir. Alaturka ilkelerden ilham alanlar, alafranga ilkelerden ilham alanların derin bir şok geçirmesine vesile olmuştur, bu şoku üzerlerinden kolay kolay atamayacakları aşikardır.  Yeni oyunlar peşinde olacaklar elbette ama tüm tuzaklara hazır bir Anadolu’yu daima karşılarında bulup tekrar tekrar mağlubiyet yaşayacaklar.

 

            Kasım 2015 tekrar seçimleri ile millet tüm dünyaya ve Türkiye’ye bazı öğütler vermiştir. Genel Seçimler ile dünyaya, ülkemin iç işlerine asla karışma, topraklarım üzerine kem gözle dahi bakma, bayrağıma dil uzatma, Peygamberime karşı alçak bir üslupla hakaret etmeye yeltenme, milletimin ellerine kelepçe vurmayı aklından dahi geçirme, Ortadoğu’da ve Dünya Sathında benden habersiz iş yapılabileceğini zinhar düşünme diyen Anadolu insanı, istiklalinden ve istikbalinden bir katre dahi ödün vermeyeceğini Küresel Baronlara bildirmiştir. Dünyanın dört bir yanında devam etmekte olan küresel  adaletsizlikleri yakinen takip ettiğini gösteren halkımız, devletimizi global dünyanın oyun kurucuları arasında görmeyi arzuladığını ilgili makamlara kabul edilmek koşuluyla ulaştırmıştır. Bu talimat sadece Türkiye’deki siyasi fırkalara verilmiş bir talimat değil aynı zamanda tüm dünya siyasilerine verilmiş bir talimattır. Milletimiz, tüm ülke liderlerine dünyanın beşten büyük olduğu gerçeğini haykırmıştır. Dünyanın yeni bir nefese, yeni bir yapılanmaya ihtiyacı olduğunu yeri göğü inletircesine dillendiren Anadolu insanı, bu değişimin Türkiye aktörü olarak Ak Parti kadrolarını belirlemiştir. Ak Partiye yönelen tüm global ortadan kaldırma girişimlerine kalkan olan milli irade, yerli beşinci kol unsurlarına da ihanetten, iftiradan, entrikadan, ahlaksızlıktan, fitneden, cuntadan vazgeçmeleri gerektiğini vurgulamıştır. PKK, DEAŞ, FETÖ, DHKPC nevinden maşa örgütlerin defterini milletimiz dürmüştür. Bundan böyle Ortadoğu’da ve dünyada Türkiye’den habersiz kuş dahi uçurulamayacaktır. Hiçbir kuşkunuz olmasın. Ortadoğu’da yürüyen güçler savaşında milletimiz, devletinin yanında olduğunu, Türkiye’nin Suriye ve mülteci politikasını desteklediğini, zalim Esad’ı kardeş ülke Suriye halkının başında görmek istemediğini anlaşılır bir diplomatik dille açıklamıştır. Türkiye’de yaşanan 1 Kasım Destanı, Ortadoğu’daki yapay kötülüklerin ve suni savaşların da en kısa sürede sonlanmasına zemin hazırlayacaktır.  Türkiye bu seçim sonuçları ile dünyada var olan dengesiz, haksız, hukuksuz sistemin revize edilmesi talebini sandıklar vasıtasıyla tüm cihana duyurmuştur. Bu saatten sonra Türkiye çok daha kararlı, metin ve vakur bir duruşla dünya mazlumlarının yanında yer alacak ve onların sesi olmayı sürdürecektir. ABD’nin, İngiltere’nin, Almanya’nın, Rusya’nın, Fransa’nın, Çin’nin… kendi menfaatleri doğrultusunda yöneteceği Ortadoğu ve Dünya geride kalmıştır. Siyonizmin bütün aşağılık projeleri alaşağı olmuştur. Kan üzerinden sınırların şekillendirildiği, etnik/dini ayrımcılığın körüklenerek kardeşin kardeşe kırdırıldığı Ortadoğu, 1 Kasım 2015 tarihi itibariyle yeni bir güne uyanmıştır. Türkiye 1 Kasım virajından sonra, Ortadoğu sorunlarında proaktif bir biçimde çekinmeden ağırlığını ortaya koyacaktır. Ortadoğu’yu şekillendirmek için var gücüyle bölgeye yüklenenler, Türkiye’nin onayı olmadan yerden taş dahi oynatamayacaktır. Türkiye artık dünyanın süper güçleri arasındadır ve Türkiye’nin küresel senaryo masasında koltuğu kurulmuştur. Necip Anadolu insanının, yetki verdiği kadrolardan ve dünya siyasi liderlerinden beklentisi budur. Türkiye, şimdi Filistin’nin, Ortadoğu’nun, Afrika’nın, Balkanların, Bosna Hersek’in, Doğu Türkistan’ın, Avrupa Müslümanlarının ve mağdurlarının daha aktif bir şekilde sözcüsü olacaktır, olmak zorundadır. Lozan’ın, Sykes-Picot’un, Montrö’nün tek taraflı maddelerinin artık hiçbir bağlayıcılığı kalmamıştır ve bu antlaşmalar tarihin tozlu arşivine kaldırılmak zorundadır. Türkiye vatandaşları 1 Kasımda, kendi oylarıyla seçilen meşru liderlerin görevinin ancak ve ancak kendi oylarıyla son bulacağını da tüm dünyaya beyan etmiştir. Milletin atadıklarını meşum tuzaklara kurban etmeyeceğinin sinyalini vermiştir Türkiye, 1 Kasım’la.
            Genel Seçimlerin Türkiye’ye verdiği mesajlara değinmeden bu yazıyı noktalamak mümkün değildir. Aziz milletimiz Türkiye’de, darbecilerin, iç savaş çığırtkanlarının, öz yönetimcilerin, statükocuların, vesayetçilerin, sınıfçıların, Beyaz Irk sevdalılarının, faşizan güdülerle hareket edenlerin, alafranga bürokratların ağzının payını vermiştir. Milletin umutlarıyla oynayanlar, himmet adı altında milleti sömürenler, kandan/terörden beslenenler, hukuki kurumları menfaatlerinin jokeri haline getirenler, emperyalizmin uşaklığını yapanlar; 1 Kasım seçimlerinde milletin iradesiyle kelepçelenmiştir. Milletimiz; kardeşlikten, barıştan, sağduyudan,  vicdandan, aklı selimden zerre miktarı uzaklaşmayacağını, Türkiye’nin tüm fraksiyonlarının eline zarfla takdim etmiştir. Anadolu insanıyla, öz değerlerimizle, dini inançlarımızla, özgürlüğümüzle, birliğimizle, demokrasimizle, meşru yöneticilerimizle uğraşanlar mat olmuştur. Yalan üzerinden ajitasyonla milletimizi tahrik etmeye çalışanlar, siyaset sahnesinde nakavt edilmiştir. Siyaset mekanizmasını kirli tuzaklarla ipotek altına almayı umanlar dumura uğramıştır. Milletimizi rejim, kamusal alan gibi ayrımcı kavramlarla kutuplaştıranların tüm tezleri çökmüştür. Anadolu medeniyeti kendi öz kaynaklarından beslenmek istediğini çok veciz bir şekilde ilgililere terennüm etmiştir. Ak Parti iktidarının son 13 yıldır yürüttüğü reformlardan, toplumsal yeniliklerden memnun olduğunu reyleri yoluyla deklare eden insanımız, cumhurbaşkanından, eğitim kurumlarında yaşanan müfredat yenilenmesinden, içtimai hayattaki kazanımlardan, ekonomik iyileşmelerden, milli tarihimizin acı faturalarıyla hesaplaşmaktan duyduğu memnuniyeti yenilemiştir. Milli irade, Ak Parti kadrosunu destekleyerek, makro ve mikro projelerin devam etmesini arzulamıştır. Kanal İstanbul, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, milli uçak/uydu/tank/gemi/silah/otomobil gibi projelerin arkasında olduğunu ifade eden vatandaşımız, Türkiye’nin ekonomik/bilimsel/kültürel/teknolojik bağımsızlığını sübvanse etmiştir. Başörtüsüyle, Kürt vatandaşlarımızla, kutsal değerlerimizle, ecdadımızla, özümüzle, tarlada/bağda çalışanlarımızla, çobanlarımızla alay eden zihniyetin bu ülkede yer edinemeyeceği, 1 Kasım seçimleriyle en bariz şekilde ortaya çıkmıştır. Milletimiz, terör örgütlerinden, emperyalist baronlardan talimat alanların değil, kendisinden talimat alanların yanında saf tutacağını göstermiştir. 1 Kasım göstermiştir ki, milletimiz, Kürt vatandaşlarımıza iade edilen hakların, çözüm sürecinde atılan pozitif adımların, yargı içerisindeki paralel yapılara karşı verilen mücadelenin, emperyalizmin lejyonerlerine karşı takınılan devlet duruşunun, mütedeyyin insanlara iade edilen özgürlüklerin, PKK/DEAŞ gibi terör örgütlerine karşı yürütülen harekâtın arkasındaki güçtür. Türkiye 1 Kasım tercihiyle Ak Parti üzerinde oluşturulmaya çalışılan algı operasyonlarını buruşturup çöpe atmış ve Ak Partiyi AK’lamıştır. 17-25 Aralık türünden darbe girişimlerinin tamamen art niyetli girişimler olduğu milletin vicdanıyla tescillenmiştir. Mahkemelerin bu konularda yargıda bulunmasına hiç gerek kalmamış ve millet adına karar veren mahkemeler yerine milletin taa kendisi hüküm vermiştir.
            Milletimiz, Ak Partiye olan güvenini 1 Kasımda teyit etmiş fakat tekrar tek başına hükümet kurma icazetini verdiği Ak Parti hükümetinin omuzlarına çok büyük bir sorumluluk yüklemiştir. Ak Parti’nin Türkiye’nin ve dünyanın umudu olduğu milletimizin kanaatiyle ihdas edilmiştir. Ak Partinin hiçbir zafer sarhoşluğu yaşamadan, kibre kapılmadan, adaletten taviz vermeden reformlara, yenilenmeye, kucaklamaya, hakkın sesi olmaya ve öze dönüş sürecine devam etmesi gerekmektedir. 1 Kasım yeni bir diriliş, bidayet noktasıdır. Anadolu vicdanının bu manidar  desteğinin yanlış okunması durumunda, elde edilen bu zaferin etkileri farklı bir seyir izleme potansiyeline sahiptir. 7 Haziran sürecinde Ak Parti’ye anlamlı bir uyarı yapan millet 1 Kasıma değin geçen 5 aylık zaman diliminde Ak Partinin yapmış olduğu iç restorasyon sürecinden kısmen tatmin olmuştur. Yalnız milletin Ak Partiden beklentisi parti içi restorasyonun sekteye uğramamasıdır.  Ak Parti, teşkilatı içindeki çeşitli menfaat lobilerine hizmet eden, çıkar için milleti öteleyen ve Anadolu insanından kopuk hiziplerden arınmalıdır. Millet bu iyileşme hareketinin kesintiye uğramayacağı düşüncesiyle Ak Partiyi iktidara taşımıştır. Ak Parti otokritik yaparak milletin ne için kendisine destek olduğunun analizini doğru yapmalı ve kendisine emanet edilen Anadolu Sancağını yere düşürmemelidir. Anadolu sancağının yere düşmesini geçelim gönderden bir miktar dahi aşağı inmesinden Ak Parti kadroları mesul olacaktır.
            Vatandaşımız, 1 Kasım’da Eski Türkiye ve Yeni Türkiye arasına kavi bir duvar örmüştür. Eski Türkiye ile Yeni Türkiye arasına bir daha kesinlikle silinmeyecek bir çizgi çekilmiştir. Eski Türkiye bir daha çıkmamak üzere fanus görünümündeki ibret müzesine hapsedilmiştir. Türkiye üzerinde oynanan tüm oyunlar milletin hakemliğinden kırmızı kart görmüştür. Ülkemizi tuzaklarıyla kontrol altına almak isteyen suni oyuncular/ajanlar, milletin gösterdiği kırmızı kart ile oyun dışına atılmıştır. Vatanımızı oyunlarıyla köleleştirmek isteyenler Allah’ın ve milletin oyuna yaptığı müdahale ile bertaraf olmuştur. Allah’ın ve milletin oyunu tüm şer odaklarının oyunlarına galip gelmiştir çünkü MİLLET EN BÜYÜK HAKEM ALLAH EN BÜYÜK HAKİMDİR. Bundan sonraki süreçte de milletin oyunu ve Allahın tuzağı her zaman galip gelecektir, hiç kuşkunuz olmasın. Vemekeru vemekerallah vallahu hayrulmakirin. 1 Kasım sonuçları milletimize ve dünyaya hayırlı olsun. Millet iradesi önünde saygıyla eğiliyorum.
           
           
            

Ahmet PEKİYİ
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
KANÎYA ZANİSTÊ: HZ AÎŞE
Îro em bi xembarî paşdemayîna jina misilman temaşe dikin. gelê misilman jinan kirine qefesekê, ne hîştine ew him ji boy malbat mêr û zarokên xwe, him jî boy civak û gelê xwe bibe kesek sûdwer.
Kemerlerinizi Sıkı Bağlayın! Partili Erdoğan Dönemi Başlıyor
Halkın umudunu yitirdiği bir noktada Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde kurulan AK Parti, tabiri yerindeyse batmak üzere olan bir ülkeyi şaha kaldırdı. 2000’li yılların başına kadar ülkenin boğuştuğu ekonomik krizler, gecelik faiz oranlarının 7500’e dayandığı bir dönemden, kalkınma hamleleriyle hem ekonomik krizi bertaraf eden hem de yatırım hamleleriyle güçlü bir pozisyon kazanan bir ülke konumuna yükseldik. Tek başına onbeş yıldır iktidarda olan AK Parti’nin gücü hiç şüphesiz Erdoğan sayesinde mümkün oldu.
Y.Ziya Doger:Meşruiyet Dayanağı ve Kürdler
Toplumların devamlılığını oluşturan veri, tarihsel süreçte o toplum tarafından oluşturulmuş maddi ve manevi kültürel öğelerle sağlanmaktadır. Toplumun üzerinde yaşadığı coğrafik mekân, konum ve buna bağlı olarak oluşan ekonomik nitelik taşıyan temel uğraş biçimi, topluma ait kültürel öğelerin asıl dayanağıdır. Kültürel öğeler o toplum için belirleyici niteliğe bürünerek dünya toplumları içerisinde onu farklı kılan toplumsal değer ve anlayışı oluştururlar.
Haşmet Babaoğlu: ''Ulan siz daha düne kadar...''
Sabah Gazetesi yazarı Haşmet Babaoğlu ''Siz Gidin Patronlarınız Gelsin'' başlıklı yazısında Süleyman Şah Türbersi'ne yapılan operasyonu kınayan medya kuruluşlarına ve patronlarına geçmişte neler yazdıklarını hatırlattı.
“Gönül Erleri” Maskesinin Altındaki Çirkef
Türkiye’de toplumsal ve siyasal alana etki eden İslami eğilimler temelde iki başlık altında ele alınabilirler.
Davut Gazi Benli: TANGANİKA’DAN ZANZİBAR’A
Zanzibar Vakıf ve Trust Komisyonu Başkan ve yöneticilerini Ankara’da ağırlarken, bir İslam beldesi olarak geçmişte adını birkaç kez duymuş olduğum Zanzibar Müslümanları ve bu egzotik ülke hakkında yüzeysel okumalar yapmıştım.
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI