Anasayfa  >   Yazar
Kürtlerin Başına Gelen En Büyük Bela
Şeyh Said efendi de aynı şekilde yeni sisteme karşı çıktı. Hatta Cumhuriyetin ilanından sonra bir gün Bitlis şehir merkezine gelir ve devletin resmi ideolojisi gibi çıkan (Ulus) gazeteyi alır ve akşam konakladığı yerde gazeteyi açıp okur.
29 Ocak 2016 - 12:57:55
 

Resmi tarih ve gerçek tarih nasıl yazarsa yazsın bizim yörede Şeyh Said hadisesi halk arasında özetle şöyle nakledilir.

“Birinci Dünya savaşından sonra müstemleke devletleri bu coğrafyayı işgal etmeye başlayınca Müslümanlar kendi aralarındaki tartışmaları bir kenara bırakıp önce “gavurları” bu topraklardan temizleme mücadelesi verdiler. Büyük bir kahramanlık ve fedakarlıkla gavurlar bu topraklardan söküldükten sonra kurulan sistemin gavurlarınkinden bir farkı olmadığı görüldü ve insanlar bu duruma kendi konumu, gücü ve mücadele tarzı ile karşı koyup sistemi tanımadılar.

Şeyh Said efendi de aynı şekilde yeni sisteme karşı çıktı. Hatta Cumhuriyetin ilanından sonra bir gün Bitlis şehir merkezine gelir ve devletin resmi ideolojisi gibi çıkan (Ulus) gazeteyi alır ve akşam konakladığı yerde gazeteyi açıp okur.

Gazetede Hz. Peygambere hakaret içeren bir makale görür.

Bu duruma çok üzülür ve içerlenir. Bir türlü hazmedemez bu durumu. Sabaha kadar uyuyamaz. Sabah namazını kıldıktan sonra seccadenin üstünde birkaç saniye dalarken bir düş görür.

Rüyasında Hz. Peygamberin, “din-i mübini İslama, peygambere ve Müslümanlara hakaret eden bir memlekette yaşamanın zül olduğunu” kendisine söylediğini görür.

Uyanır uyanmaz tüm tanıdık bildik dostlarına, bölgedeki neredeyse bütün Kürt aşiret reislerine, müritlerine ve bölge halkına iletilmek üzere meşhur bir mektup-fetva yazar ve her yere ulaştırılmasını sağlar. Bu mektup esasında Müslümanlara hakaret eden bir sisteme itaat etmemeye bir çağrıdır.

Kulak veren çok olur. Hadiseler büyür. Ancak işin içine çapulcular da girmeye başlarlar. İşin yönü değişmeye başlar. Halk ürker ve bir adım geriye düşer. Bu

kutlu mücadele bu bir avuç serseri tarafından kirletilir ve hak tanımaz pervasızlıkların cezasını da Allah şey efendiye ödetir.”

Gerçekten hadise böyle mi değil mi bilemiyorum, ancak benim bildiğim Şeyh Said’in tasavvufun seyri sülüğüne bi hakkın riayet eden bir derviş ve son derece saygın bir Kürt aşiret reisi olduğudur. Asilzade bir kişilikti. Bir geleneği tevarüs ediyordu. Bölgenin sosyolojisini görece daha üst bir mertebeye çıkaran ve dindarlaştıran Nakşibendiliğin en güçlü damarını temsil ediyordu.

Benim babam ve amcam, benim bugüne kadar gördüğüm bu geleneğin en sadık takipçileridir, bize hep şunu öğütlerler, “ocaklara, dergahlara, meşayihlere ve hanedan sahiplerine hürmette asla kusur etmeyiniz. Konumunuz ne olursa olsun onlara karşı alçak gönüllü olunuz. Mümkünse elini öpüp hayır dualarını almaya bakınız. Hızır Aleyhisselam çoğu zaman bir derviş kılığında halk arasında dolaşır. Kime denk geldiğinizi bilemezsiniz, dikkatli olun.”

24 Ocak günü Rudaw TV’de bir programa davet edildim. Daveti yapan arkadaşa programın formatını sorduğumda, hocam şeyh Said’in torunu Diyaddin Fırat ile çıkacaksınız dedi.

Ben de gerçekten bu coğrafyanın kadim kültürünün temsilcisi bir ailenin ferdi ile aynı ortamda olmayı bir şans olarak gördüğümü söyledim ve daveti de memnuniyetle kabul ettim. Programa biraz da erken gidip bu kıymetli ailenin bir ferdi olan beyefendi ile tanışmak ve ülkenin içinde bulunduğu konumla ilgili hikmetli birkaç kelam dinlemek istedim. Mutlaka bize söyleyeceği çok önemli tavsiyelerinin olduğunu düşünerek heyecanlandım doğrusu. Zira ben Abdülmelik beyi çok büyük bir keyifle bir iki defa dinlemiştim. Kendi ailemle ilgili bile çok kıymetli bir kaç tarihi anekdotu da yine ondan dinlemiştim.

Ancak Diyaddin bey ile programa çıkınca kafamdaki her şey alt üst oldu.

Koca Şeyh Said’in torunu bir avuç çapulcuya yaranmak için çırpınıp durdu. İşi o kadar abarttı ki bir ara radikal solun öfkeli temsilcisi Figen Yüksekdağ’ın sözlerini ayetlere altlık bile yaptı. Kongredeki konuşmasından aktardığı her pasajın arkasından bir de ayet zikretti.

İşte o an ben bittim. Dilim tutuldu.

O gün bugündür Kürtler ile ilgili tüm umudumu kaybettiğimi söylersem abartmış olmam.

Şeyh Said gibi bir asilzadenin torunu PKK çetesine yaranmak için elinde ve kafasında kutsal ve kıymetli olan ne varsa piyasaya sürmekten çekinmiyor.

Kürtlerin başına bundan daha büyük bir bela gelebilir mi? Hiç sanmam.



Prof. Dr. Mazhar BAĞLI

YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 5 Yorum )
nazım
2 Yıl önce
kürtlerin başındaki en büyük bela senin gibi satılmışlardır.
nazım
2 Yıl önce
kürtlerin başındaki en büyük bela senin gibi satılmışlardır.
kemal
2 Yıl önce
he yaw he he... herşeyin doğrusunu sen biliyorsun tırşıkçi...kürtleri senin gibi satanlar olduktan sonra daha çok acı çekeriz...
rıza şahin
2 Yıl önce
yazıklar olsun!! şeyh said mezarından başını kadırsa da neslinin rezilliğini bir görse ''iyi ki şerefimle şehit oldum da bugünleri görmedim'' diyecek.
haydar azavi
2 Yıl önce
sayın hocam sen gercekten bir dahisin yazıalrını zevkle okurum kürtlerınde şahisin
BENZER HABERLER
Kanlı tiyatrodan izlenimler
Tanklar araçların ve vatandaşların üzerinden ezerek geçiyor, her yerde kopmuş kol ve bacaklar ve çiğnenmiş insan cesetleri göze çarpıyordu.
Seçimlerin Metafizik Analizi
7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri şimdiden tarihe geçmiştir. Üzerinde çok konuşuldu, daha da konuşulacak. Bu seçimler üzerine tezler yapılacak, kitaplar yazılacak.
Behçet Canöz: “PKK terör örgütü değilse” IŞİD nedir?
HDP’li Milletvekili Pervin Buldan, bir TV’de : "PKK bir terör örgütü değildir.”diyor.
Allah, Yasin Aktay’ın dediğinin aksini söylemektedir.
. “Toplumun örf ve ananeleri şeriattan bir baptır”. Ki bu durum toplumsal yaşamın huzuru için vücuda getirilen her toplumsal değerin aynı zamanda İlahi emirle çelişmeyeceğini açıkça hüküm altına almaktadır
Behçet Canöz: “İRTİCA ” SAVAŞÇILARI
Sisi’nin postallarını parlatanlar, Esed’e selam duranlar, Evren’in cenaze törenine katılmadılar, “ayıp” ettiler, iki yüzlü olduklarını bir kere daha gösterdiler.
Kürt Siyasi Aktörlerin Sivil Siyaset ve Siyasal Şiddetle Sınavı
Fikir Zemini yazarı Veysel Yenigün, 100. yılına dayanan Sykes-Picot anlaşmasının dününü ve bugününü kaleme aldığı yazısında önemli tespitlerde bulundu.
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI
EN ÇOK OKUNANLAR