Anasayfa  >   Yazar
Nurullah Sayar yazdı: İÇLER GÜÇLER !!!!!
Gerçeklerimizi gözönüne almazsak pembe panjurlu ev hayali kurarken kendimizi bir barakada bulabiliriz….
22 Subat 2015 - 01:11:37
Vatandaş ürkek bir şekilde polis karakoluna girer. Telefon edilmiş ve derhal gelmesi söylenmiştir….Kişi işini gücünü bırakır, masum olduğuna inandığı için derhal, koşa koşa karakola, DEVLETE  gider….
 
Önce bir süre girişte bekler…Gelen gideni izler…Yanına sürekli polisler gelir gider…Kimliği alınır, sorular sorulur….Yaklaşık iki saat geçmiştir ve halen neden karakolda beklediğini hatta müşteki mi şüpheli mi olduğunu bile bilmemektedir, söylenmemektedir….
 
Belirsizlik vatandaşı  germeye başlar…nasıl germez ki….
 
En sonunda dayanamaz, uzun süredir bekliyorum diye hafif bir sitemde bulunmak ister…Aman Allahım senmisin soran…Zılgıtı yer oturur….
 
Sonunda biri seslenir…Masanın kenarına konulmuş olan sandalyeye oturmak ister ancak ayağa kalk ikazına maruz kalır….
 
Ve….”evet anlat bakalım nasıl oldu bu iş” şeklinde dünyanın en saygın sorgu tekniği sorusu gelir…Kişi konu nedir diye sorar, polis memurundan “…uğraştırma bizi sabahtan beri koşturuyoruz….” şeklinde adli sisteme karşı örtülü bir serzeniş gelir.
 
Sonunda kendisine yüklenen suçlama açıklanır. Kişi savunma yapmaya çalışır, ancak polis memuru biz senin ağzından yazdık , senin lehine herşey, masum olduğuna bizde inanıyoruz diyerek güven telkin eder…
 
 Bu arada kişiye, avukat istiyormusun diye bir hakkı hatırlatılır.. Ancak bu öyle bir hatırlatmadır ki, sanki avukat denen şey gelecek ve benim buradaki halimi daha zorlaştıracak gibi bir hatırlatmadır…Bu söyleyiş tarzı karşısında bende olsam aman avukata ne gerek var diye cevap veririm…Kolluk kendi önünde duran avukat engelini de (!) aşmıştır….
 
Çıkışta selam kelam vatandaş ayrılır…Polis onu dinlemiş, herşey aydınlanmış ve artık rahatlamıştır….Aradan bir süre geçtikten sonra şahsa gelen duruşma gününü içeren tebligat gelince rüya son bulur….
 
***
Sayın hakim sabahtan beri onlarca dosyaya bakmıştır… Ağzı kurumuş, kravatı gevşetmiş, gerginlik yüz hatlarına yansımıştır…Mübaşir ismi seslenince vatandaşın kalp ritmi hızlanır…Gelen tebligatta duruşma saati sabah dokuz olarak yazılmış ancak duruşma ancak öğleden sonra başlamıştır…
 
Ve hakim sorar “….anlat bakalım nasıl yaptın bu işi, doğru anlat uğraştırma beni…”. Kişi şoktadır, nasıl yani…ben yapmadım neyi , nasıl anlatayım diyerek titrek bir sesle itiraz etmeye çalışır…
 
Hakim bunun üzerine gürler kürseden aşağıya doğru “….karakolda anlatmışsın herşeyi, bu imza senin değil mi ?....” Sanık aman efendim ben onları okumadan imzlamıştım der…Daha sözü bitmeden cezası açıklanır ama sanık aldığı cezayı da anlamaz…Evet böylece adalet tiyatrosu oynanmıştır…
 
Bu sahnede vatandaş, savunma için bekleyen avukat , sistem içinde olan tüm taraflar hepsi figüran olmuştur….
 
***
İstediğiniz kadar İç Güvenlik ya da İş Güvenlik yasaları çıkartın…hiç ama hiç farketmez…uygulayıcılarınız birer adalet memuru, hukuk teknisyeni olmaktan kurtulamazsa yine başarısız olunacaktır….
 
Yapılan yasalar gerçekten gayet iyi ve kuşatıcıdır…Ancak, yasa yaparken bu ülkede yerleşmiş yargı pratiğini ıskalarsak gerçekten toplum boşa düşmüş olur…. 
 
Gerçeklerimizi gözönüne almazsak pembe panjurlu ev hayali kurarken kendimizi bir barakada bulabiliriz….
 
 
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 2 Yorum )
hüseyin güler
3 Yıl önce
görülüyorki ADALET açısından benim gibi sıradanların hep mağdur olduğunun açık göstergesi. Kazandığımız davada bile koskoca işveren üç beş kuruş para vermemek için hep yargıtaya başvuruyor
Ibrahim Aydın
3 Yıl önce
Önce insan olmak, insanca davranmak, ama bunu başarabilmek için de insanca bir eğitim sistemine sahip olmak lazım vesselam
BENZER HABERLER
Naif Karabatak: Papağan fikir adamı olamaz
Papağan, kendisine söyleneni olduğu gibi aktaran ama manasını bilmeyen hoş bir kuştur. Papağanın kelime öğreniyor olması onu fikir adamı veya fikir kuşu yapmaz.
Semra Polat: Umuda Ağıt-1
Demokratik açılım ile başlayıp Çözüm Sürecine evrilen ateşkes ortamı halkımızın barışa dair umutlarını daha da güçlendirmiş idi. Lakin, PKK’nın her seferinde barış sürecini bozması ve çatışmayı yeniden ve daha şiddetli bir şekilde başlatması ile hem Kürt halkının hem de Türkiye’nin tamamının bu yöndeki umudunu zayıflattı.
Can Ceylan: ODTÜ Kimin?
1950lerin başıdır. Türkiye Cumhuriyeti, senelerdir masalını dinlediği demokrasiye yeni geçmiştir. Demokrat Parti ile esmeye başlayan rüzgâr, hem içeride hem dışarıda hissedilmektedir
Ahmet Pekiyi: Seçime Ramak Kala
Türkiye kritik bir seçim sürecinden geçiyor. Her seçim döneminde olduğu gibi sokaklar hareketli, heyecanlı.
IŞİD ULUSALCILIK VE ŞEFLİK DÖNEMİNİ HATIRLATIYOR
Osmanlıcanın okullarda öğretilmesinden çılgına dönenlerin kütüphaneleri yakan zihniyetle aynı kaynaktan beslendikleri, onların aynı odaklar tarafından projelendirildikleri yeterince açık değil mi?
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI