Bitkilerin Kraliçesi Safran
Antik Çağlardan Beri Şifa Kaynağı
13 Mart 2015 - 20:47:57
Bilinen en eski baharatlardan biri olan safranın menşei antik Mezopotamya bölgesi
Yunanca'da (meso-potamia) “nehirler arası” anlamına gelen Mezopotamya, tarih boyunca pek çok uygarlığa tanık olduğu gibi safranın hikayesinin de başladığı yer. M.Ö. 2300 yıllarında, Mezopotamya'da (bugünkü kuzey Irak topraklarında) Asur Krallığına ait olan, safran tarlalarıyla kaplı bölge belki de safranın işlendiği ilk yerdir. 

Yunanistan'da ne zamandan beri var?
Safranın ana vatanı antik Mezopotamya olmakla birlikte, Kaşmir yaylalarından Ege denizi kıyılarına kadar olan bölgede, Ege adalarında, Mısır’da ve Girit’te asırlar boyunca safran yetişmektedir. Girit’teki antik Minos sarayı Knossos’ta bulunan ve M.Ö. 1700 yıllarına tarihlenen bir freskte “safran toplayan maymunlar” resmedilmiştir. İraklio müzesindeki bu fresk ve Santorini'de bulunan buna benzer başka bir fresk, safran kullanımının ne kadar eski olduğuna dair birer kanıt değil midir?

Doğudan batıya yayılışı
Safranın dünya üzerindeki haritası M.S. 9. yüzyılda şekil değiştirmeye başlar. Moritanya’lılar safranı İspanya’ya getirirler ve bu bölgede safran üretimi o yıllardan günümüze kadar devam etmektedir. Kutsal topraklara ulaşan Haçlı seferleri aracılığıyla da safran soğanları 14. yüzyılda bütün Avrupa’ya yayılmış. Böylece Fransa’da ve Britanya’da da safran üretilmeye başlanmış.

İyi safranı nasıl tanıyabiliriz?
Safran çiçeklerinin ortasında 3 tane kırmızı lif (tepecik) bulunuyor. İşte safran bitkisinin asıl değerli olan ve işe yarayan kısmı bu üç tanecik liften ibaret. Safranın en iyi kalitelisi %100 bu kırmızı liflerden elde edilmiş olanıdır. Safran çiçeğinin içinde kırmızı liflerden daha kalın ve daha sarı olan 3 lif daha vardır ki bunlar ne renk ne de gerçek safran gibi tat verir. Doğru olan bu sarı lifleri safranın içine katmamaktır. Ne yazık ki safranın büyük çabalar sonucu çok az miktarda elde edilmesi ve çok pahalı olması sebebiyle, miktarını arttırmak amacıyla sarı liflerin de içine katıldığı görülebilir. Daha pahalı olsa da yalnızca kırmızı liflerden oluşan safranı almaya değer. İyi kalite safrandan kullanılan çok daha az miktar bile -kalitesi düşük olana kıyasla- çok daha iyi sonuç verecektir. İyi kalite safran liflerinin çok kuru olmaması, hafif bir neme ve esnekliğe sahip olması gerekir. Burada Kozani safran, 1 ve 2 gr.lık cam kavanozda ya da çeyrek veya yarım gr.lık poşetlerde satılmaktadır. 

OBEZİTEYİ ÖNLÜYOR
ABD'de safran üzerine bilimsel çalışmalar yoğunlaşmıştır. Amerika'da yapılan plasebo kontrollü yeni bir çalışmada, günde 176.5 mg safran tüketen kişilerin; yüzde 55 oranında sağlıksız atıştırmalardan vazgeçtiği, dolayısıyla kilo kaybettiği görülmüştür. 

İŞTAH VE STRESİ DÜZELTİR
İnsanlar üzerinde yapılan bir çalışma; son yıllarda krosin ve safran içeren tescilli bir ekstrenin, iştah düzensizliğini önlediği ve yeme isteğini azaltarak, moral yükselttiğini göstermiştir. Diyet ve stres, genellikle belirli hormon ve nörotransmitter seviyelerini bozabilir. Sonuç olarak; anormal beslenme ve diyet, stresi teşvik eder. Safran özünün ise iştahı ve stresi düzenlediği, ayrıca beyindeki seratonin artışını sağladığı gösterilmiştir. Uzmanlar, safranın kokusunu; 'otsu ya da samansı bir etkiyle karışık metalik balı andırır' diye tarif eder. Tadı da biraz keskin ve samansıdır.

KANSERLİ TÜMÖRÜ KÜÇÜLTÜYOR
Her yıl dünyada 7.5 milyon insan hayatını kanserden kaybediyor. Bitkisel özler, kanserden korunma ajanlarının gelişimi için temel kaynaklardan biri olmuştur. Bilimsel araştırmalar; safran özü ve ana aktif bileşenlerinin, anti-kanser ilacı Cisplatin'in yan etkilerini azalttığını, tümörü küçülttüğünü ve tümör yayılmasını bastırdığını göstermiştir. 

SARI NOKTAYLA SAVAŞTA DA ETKİLİ
Safranın bir başka yararı da, göz hastalıklarının ilerleyişini yavaşlatabilmesidir. Geleneksel halk hekimliğinde safran kullanmak; ağrı, kötü sindirim, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, solunum sistemi hastalıkları ve Alzheimer gibi birçok rahatsızlıklarda çare olabilecek bitkisel bir yaklaşım olarak gösterilmiştir. 

KALBE KUVET VERİR KABIZLIĞI GİDERİR
17'nci yüzyılda Osmanlı hekimlerinden Salih bin Nasrullah, bir eserinde safranın; tıkanmaları açtığı, karındaki gazları dağıttığı, kabızlığı giderdiği, kalbe kuvvet verdiği ve iştah açtığından söz etmiştir. Yani, Osmanlılarda ve eski Türk mutfağında çok önem verilen safranın değerinin daha o zamanlarda keşfedildiği ve pek çok hastalıkta yüzyıllarca evvel kullanıldığı anlaşılmaktadır.
 




Sivil Düşünce 
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
H1N1'den ölenlerin sayısı 33'e yükseldi!
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, AA Editör Masası'nda H1N1 virüsünden bugüne kadar 33 kişinin öldüğünü, ancak herhangi bir salgın olmadığını bildirdi.
Yeşil Yiyerek Gençleşin!
ABD'de yapılan araştırmada, yeşil yapraklı sebzelerin beyni koruduğu ve gençleştirdiği belirlendi.
Ankara Üniversitesi'nden tarihi başarı!
Ankara Üniversitesi’nde, nano-teknolojik yöntemlerle geliştirilen saç bakım kremi saç dökülmesini bir haftada durduruyor.
Ünlü isimler organ bağışı için hayata yelken açtı
Organ bağışı konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen “Hayata Yelken Aç” projesinin ilk yarışı 18 Nisan’da gerçekleştirildi.
Astımın Türkiye'ye maliyeti 9 milyar lirayı aştı
Ankara'daki 4 üniversiteden öğretim üyelerinin ortak araştırması, astımın sosyal güvenlik sistemine yıllık maliyetinin 9 milyar lirayı aştığını ortaya koydu.
Sivrisineklerden korunmak için, limon ve karanfil
Sivrisineklerden korunmak için, limon ve karanfil ikilisini kullanabilirsiniz.
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI