Anasayfa  >   Yazar
Hacer Aydın: İlerici ve Devrimci Kadınlar ve Modernliğin Ruhu
8 Mart’ta İstiklal caddesindeydim.
15 Mart 2015 - 14:08:32
Böyle günler ülkenin ulusalcı sosyalistlerinin gericiliğini de görmemize vesile olan günler oluyor nedense! Pankartları ve üzerlerindeki söylemleri, jargonları,  modernlikleriyle övünen bu grupların, modernliğin ruhundan ne kadar da uzakta olduklarının kanıtı gibiydi. “İlerici Kadınlar” “Devrimci Kadınlar” gibi pankartik söylemler, şimdinin farkında olmayan, 19.yy’ın sonu-20.yyın ortalarında kalmış sloganları 2015’de yani 21.yy da taşımak şimdinin ruhundan uzak, gericiliğin en alası gibiydi. Ve insanı ironik bir şekilde gülümsetiyordu.
Oysa çağın ruhu, mesela diktatörlerinden kurtulmaya çalışan Arap dünyasında bir devrim değil “Arap Baharı” yaşandığını söylüyordu. Siyasal ve sosyal dönüşümlerin olduğu, gençliklerinin coşkusuyla şimdinin farkında, yeni, özgür; daha fazla kendisini ifade etmek isteyen, ekonomik refah ve gelişme talep eden Arap gençleri  “Devrim” değil “Bahar” diyorlardı.
Evet “devrim” değil “bahar” diyorlardı.  O gençler için “Devrim” kelimesi o kadar geride kalıyordu ki bunun için “Bahar” diyorlardı. “Bahar” yenilik demekti. Bahar, yeniden doğuş, şimdi varolmak, neşe içinde ve özgürce… Bahar kadar coşkulu, verimli ve verici!
Zaten 20.yy’ın sonlarından kalmış diktatörleri de bir devrimle başlarında değil miydi? Bir asırdır darbeci devrimlerle gelmiş diktatörlerinden kurtulmaya çalışan Arap gençliği, şimdinin farkında, şimdinin ruhunu taşıyan ve bunu ancak yaşamın yeniden canlanışı olan “bahar” kavramıyla ifade ediyorlardı. Devrim kavramıyla değil.
Devrim artık diktatörleri ve gericiliği temsil eden çağdışı bir kavramdır.
Dünya, devrim kelimesini kullanmayacak kadar devrimler (Rönesans, Bilim, Endüstri, Cinsel, Dinsel, Demokrasi, Feminist, Hippi, Marksist…) yaşamış modern bir dünyadır artık.
Bir zamanların ilericiliğini ifade etse de “devrim” kelimesi, artık ne ileriyi ne de yeniliği ifade eder bir gücü vardır. Artık modern değildir.  Modern olan “Bahar” kelimesidir. Özgürlüğü, değişimi, yeniliği ifade eden kelime “Bahar” kelimesidir.
Aynı şekilde İslamcı öykünmelerde, Osmanlıcılık, Dirilişçilik, Sakaryacılık gibi söylemlerde çağın ruhunda maya tutmaz bilmek gerekir. Dini yaşam için de yeni  hayat formları gereklidir.
Ve Devrim, Antik kadar, Romantizm kadar çağdışıdır. Ancak her biri kendi çağının modernliğini ifade edebilir güçtedir. Şu bir gerçek ki “Devrim” zamanında ilerici bir hareket olsa da günümüz açısından öyle değildir.
Zaten devrimci kadınlar, ilerici kadınlar korteji şeklinde salınan gruplar bize tiyatrol görünmekteydi.  Sahici değildiler. Kulaklarımız, böyle, çağının birkaç asır gerisinde ve romantizm içeren gösteriler ve söylemler karşında tırmalandı. Zaten içlerinde gençlik, şimdi ve yenilik yoktu.
Modernlik bir zaman bilincidir. Şimdinin farkında olmaktır. Tersinmezdir. 8 Mart’ta İstiklal’de kadınlar için yürüyen kortejler, zaman bilinci açısından oldukça geride kalmışlardı ve asla modernliği temsil etmiyorlardı diyebilirim. Bu yüzden sloganlarında, pankartlarında kullandıkları devrim kelimesi insanın kulağını tırmalıyordu.
Gezi kalkışmasına da devrim dediler. İçeriği de kalkışma kadar gericiydi. Bir grup apolitik, tekno lolipop çocuklarını toplayıp devrimcilik, vandalizm oyunu oynatmak, başrollerini Tarık Akan gibi devrimci dedelerin kesmesi ve Gezi çocuklarını şekerleyip lolilitoplarla Gezi’de tutmak. Bu da tutmadı tabii…
Romancı Stendhal, çağının modernliği olan Romantizmi şöyle ifade eder “Romantizm insanlara, onlara günümüzdeki alışkanlıkları ve inançları açısından, onlara olası en fazla haz veren edebi eserler sunma sanatıdır. Bunun tersine, klasisizm onlara, onların dedelerinin dedelerine en fazla haz veren edebiyatı sunar. (…)”
19.yy’ın ortalarında doğmuş ve yaşamış Fransız şair, estetik modernliğin kuramcısı Baudelaire ise zamanının modernliği olan Romantizm hakkında şunları söyler“Romantizmden bahsetmek modern dünyadan bahsetmektir; yani içtenlikten, ruhsallıktan, renkten, sanatların olası her yolla ifade ettiği o sonsuza yönelme hevesinden bahsetmektir. Bütün özgünlüğümüz zamanın duygularımızın üzerine bastığı o damgadan gelir.”
Bu gün, Baudelaire’in aklındaki romantizmden büyük ölçüde “romantizm karşıtı” ya da modern olarak bahsedebiliriz. Yani Devrim de Devrimcilik de kendi zamanında ilerici bir hareket olsa da günümüz açısından bir karşılığı kalmamış miadını doldurmuştur. O yüzden ‘devrim’ denildiğinde biz postmodernlere gülünç gelmektedir.
Bu gün, ne siyasal, ne sosyo-kültürel, ne de dinsel değişimleri ve dönüşümleri bir “devrim” sözcüğü ifade edecektir. O yüzden “ilerici kadınlar, devrimci kadınlar” dizeleri, biz gerçek modernleri ironik bir şekilde gülümsetmektedir.

 

 
 
 
 
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
Güldalı Coşkun: Kaybedeceksiniz
Gençleri öfkelendirmek için adeta zehir şırınga ediliyordu damardan ve bunu bu güzel ve naif hanımefendi bile engelleyemiyordu. İnsanın bu kadar güzel ve sevgiyle bakan bir annesi olur da nasıl bu kadar öfkeli olunur dediğimde genç kardeşime, nihayet çatık kaşları inmiş ve bir tebessüm yayılmıştı, annesininki kadar güzel yüzüne.’ (“Üzülün, kaybedeceksiniz!” adlı yazımdan )
Türkiye Hedonist, Narsist ve Megolaman Zihniyetlere Bırakılamaz
Devlet-ebed-müddet söz konusu olduğunda kendi çıkarlarını değil devletin bekasını şiar edinen siyasetçilere ihtiyacımız vardır.
Yusuf Ziya Döger: Ortadoğu’da Reddi Miras
Toplumların miras bıraktığı kültürel değerler, onlara ait toplumsal yapılanmanın anlaşılmasına ve doğru biçimde analiz edilip değerlendirilmelerine imkân sunar. Tarih bilimi aracılığıyla ancak toplumsal yapılanmaların dayandığı mirasın sacayaklarına vakıf olabiliriz. Tarihsel olarak medeniyetlerin farklı anlayışlara dayalı biçimde şekillenmelerinde başat role sahip unsur var ettiği kültürel değer üretimine ait olan mirastır. Bu miras toplumsal yapılanmanın dayandığı verinin ana unsurunu barındırır.
Hacer Aydın: Ak Parti rasyonalitesi ve Çözüm süreci
Ak Parti kuruluşundan bu yana uzlaşmacı bir parti olmuştur. Siyasette rasyonalite uzlaşmadır.
Ahmet Pekiyi: Neyinize güveniyorsunuz?
““Ey amca! Allah’a yemin ederim ki güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler yine de bu davadan vazgeçmem, Ya Allah bu dini hâkim kılar ya da ben bu yolda yok olur giderim.”
Ahmet Pekiyi yazdı: Çözüm Denklemi
Türkiye son 35 yıldır ardında nice şehitler, hüzünlü yaşamlar, acı hikâyeler, gözyaşları, feryatlar, maddi ve manevi zararlar bırakan sosyal ve siyasi bir süreçten geçti.
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI