Deprecated: Function mysql_numrows() is deprecated in /home/sivildus/public_html/head_contente.php on line 51
Anasayfa  >   Yazar
İDEOLOJİK SENDİKACILIK ve İLKESEL SENDİKACILIK
İlke kuşatıcı bir miyar olarak ideolojiye de yön veren bir kıstastır. İdeoloji giyinmiş olduğu elbisenin renklerini, kumaşını, işçiliğini ilkelerden temin eder
16 Mart 2015 - 00:22:51
Sendika, çalışanların ortak haklarını,  çıkarlarını korumak, beklentilerini gerçekleştirmek, sorunlarını çözmek için kurulmuş ekonomik faktörler içeren, devlet, siyasi parti ve iktidar örgütlenmelerinden bağımsız fakat amaçlarına ulaşmak için bu örgütlerle sistematik/istemli bir angajman içerisinde bulunan örgütlerdir. Sendikaların temel gayesi meslek üyelerinin menfaatlerini korumak, meslek üyelerinin işverenler karşısında daha güçlü, daha planlı daha kolektif taleplerde bulunmasına vesile olmaktır. Sendikaların mesleki sorumluluklarının yanında toplumsal vazifeleri de vardır. Evet sendikalar işçi ve işveren arasında regülatör fonksiyonuna sahiptir belki ama sendikaların salt mesleki misyonlarla hareket ettiğini söylemek büyük bir yanılgıdır. Sadece ve sadece mesleki kaygılarla fikir ve fiil geliştiren bir sendikanın sosyal yaşamla, toplumla bağı kopmuş; birey toplum algısı flu bir görüntüye kaymış demektir.  Sendikalar ontolojik açıdan nefes buldukları toplumların örgütsel ve içtimai yapısında hem ekonomik hem sosyal hem sportif hem eğitimsel… açılardan önemli bir vasıta rolüne sahiptirler. Sendikalar bu manada bir amaç değil araçtır aslında. Sendikaların gayesi insana hizmet etmek, insan için inisiyatifler alıp kazanımlar elde etmek, ferdin feryadını demokratik, örgütsel ve kitlesel bir üsluba büründürmek ve insanın mesleki /sosyal yaşam standartlarını daha yüksek seviyelere kavuşturmaktır. Birey sendika için değil sendika birey için vardır. Başka bir ifadeyle sendika bir vahdet vesilesidir, fikirde vahdet, eylemde vahdet, neticede vahdet… Sendika asla nihai nokta, pür gaye, salt hedef, son amaç değildir, olmamalıdır…Tam da bu noktada ortaya iki tür “Sendikal Paradigma” çıkmaktadır. İlkesel Sendika Paradigması ve İdeolojik Sendika Paradigması.
İlke evrensel değerleri referans alan ve bireyin hayatına yön veren değersel bir ölçüdür. İdeoloji ise bireyin fikirlerinin meydana getirdiği bir sentez, düşünce ve zihin uslubu, fikirlerimizin kişisel bütünlüğe bürünmüş halidir. Aslında ne ilkenin ne de ideolojinin bireyin ve toplumun yaşamına negatif bir yansımasının olmaması icap eder. Çünkü ilke de ideoloji de bireyin karakterinin parçasıdır, ilke ve ideoloji bireyin kimliğinin mütemmim cüzüdür. İlke ve ideolojinin etik ve evrensel normlara tezat teşkil eden yönü bulunmadığı sürece ilke de ideoloji de bireysel ve sosyal kimliğin gerekliliğidir.  
İlke kuşatıcı bir miyar olarak ideolojiye de yön veren bir kıstastır. İdeoloji giyinmiş olduğu elbisenin renklerini, kumaşını, işçiliğini ilkelerden temin eder. Bu noktada ilkenin ideolojiden daha evrensel ve cihanşümul bir mefhum olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Evrensel ilkelerin yön verdiği bir ideoloji içtimai hayatta kriz değil kazanç üretir ama ilkelerden yoksun bir ideoloji sosyal yaşamın içinde çatışma ve kriz üretir. İdeolojinin yaşamın içinde büründüğü kimliği ilkeler yönetmediği takdirde ideoloji toplumsal hayatın patolojik bir etkeni haline gelebilir. Dünya Tarihi ideolojiler nedeniyle polarize olmuş, ayrışmış, parçalanmış toplumlarla doludur. İdeoloji bir toplumun kurtuluşu olabileceği gibi krizi ve sonu da olabilecek kadar hassas bir etkendir. İdeolojilerini evrensel değerlere güdümlü oluşturmamış fertler,  toplumlar, örgütler “İdeolojik Sarsıntılar”la çatırdayıp “Sosyal Depremler” yaşamaya mahkûm olurlar. İlkesiz bir ideoloji sahibi ve hayat bulduğu toplum için kronik bir marazdır.
Sendikaların İlke Odaklı Sendika veya İdeoloji Odaklı Sendika olma konusunda net çizgisinin olması gerekmektedir. Hiçbir sendikanın temel kuruluş nedeni ideolojik bir hareket ve eylem planı icra etmek değildir. Sendikaların İlke Odaklı Sendika olması gerekmektedir. İnsanlığın, değerlerin, evrenselliğin, özgürlüğün, demokrasinin ideolojisi yoktur. Yardımseverlik, adalet, sevgi, barış, hoşgörü, demokrasi, empati, iyilik, saygı gibi evrensel değerlerin sendikaların tüm talep ve eylemlerine şekil vermesi gerekmektedir. Sendikalar örgütsel vizyonlarını belirlerken ilkeleri ve değerleri mihenk taşı olarak algılamakla mükelleftir. İlke Sendikacılığı yapmayan sendika İdeolojik Sendikacılığa doğru hızlı bir kayma yaşıyor demektir. İdeolojik Sendika tüm işçilerin ve meslek üyelerinin sözcüsü asla olamayacaktır. İdeolojik Sendika mesleğin ve çalışmanın özünün gereklerine göre değil, ideolojinin dikte etmiş olduğu komuta göre politika geliştirecektir. Mesleki talepler, çalışma koşullarıyla ilgili istenenler çoğunlukla tüm çalışanların talepleri ve istemleridir. Mesleki haklar ve beklentiler hususunda ideolojinin belirleyici etkiye sahip olması meslek grupları açısından en büyük zaaflardan biridir.
İdeolojik Sendikacılık insani talepleri ve beklentileri devre dışı bırakan bir sendikacılık anlayışıdır. Oysaki topluma mal olmuş özgürlük, kazanım ve hak taleplerinin karşılanması için tarafgir bir sendika eğilimi sergilemek sendikacılığın mantalitesine aykırı bir duruştur. İdeolojinin Sendikası olmaz, fırkası olur ve bu fırka da millet iradesinden icazet alır. İş sağlığı ve güvenliği açısından elde edilmeye çalışılan bir hakkın A Sendika veya B Sendika tarafından algılanışı nasıl farklı olabilir ki? Meslek hastalıkları konusunda aşılmaya çalışılan bir koşulun farklı sendikalar açısından değeri nasıl değişebilir ki? Evrensel istemlerin söz konusu olduğu bir sosyal meselede sendikaların muhalif bir aksülamel sergilemeleri ironik bir hadisedir.
İdeolojik ve İlkesel Sendikacılığı birbirinden ayıran nitelikleri şöyle sıralayabiliriz:
  1. İdeolojik Sendika Vizyonunun temeline fikirdaşları alırken İlkesel Sendika ferdi alır.
  2. İdeolojik Sendika oligarşik bir yapı iken İlkesel Sendika demokratik bir oluşumdur.
  3. İdeolojik Sendika sınıfçı bir değer anlayışına sahipken İlkesel Sendika sınıfsız/lümpen bir değer anlayışına sahiptir.
  4. İdeolojik Sendika grup sendikacılığı yaparken ilkesel sendika genel sendikacılık yapar.
  5. İdeolojik Sendikacılık ezici bir mantığa sahipken İlkesel Sendikacılık pozitif etki mantığına sahiptir.
  6. İdeolojik Sendika zedagân kitlesine hizmet ederken İlkesel Sendika İnsana hizmet eder.
  7. İdeolojik Sendika amaç iken İlkesel Sendika araçtır.
  8. İdeolojik Sendikada üyeleri ezber söylemler yönlendirirken İlkesel Sendikada erdemli söylemler/zamanın ruhuna uygun mesajlar yönlendirir.
  9. İdeolojik Sendika değişime direnç gösterirken İlkesel Sendika değişimi mizaç haline getirmiştir.
  10. İdeolojik Sendika anakronik bir usluba sahipken İlkesel Sendika asri bir üsluba sahiptir.
  11. İdeolojik Sendika kutupsal bir etki gösterirken İlkesel Sendika kitlesel bir etki gösterir.
Türkiye’de İdeolojik ve İlkesel Sendikacılık karnesine baktığımız zaman ülkemizin bu mevzuda sınıfta kaldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Çeşitli dönemlerde ülkemizde sendikaların en temel insan haklarından olan inanç ve ibadet özgürlüğü, eğitim hakkı, kanun karşısında eşitlik, hür meslek seçimi, devletin her kurumundan eşit hizmet alma… gibi mevzularda fraksiyonel bir tutum içinde olduğunu görmek mümkündür. Gencecik yavruların eğitim hakkının gasp edildiği, inanç ve ibadet özgürlüklerine ipotek konulduğu vetirelere bakıldığında sendikaların hiç de etik ve ilke odaklı bir pozisyon almadığını görürüz. Bu manada ülkemizdeki sendika yelpazesini gözden geçirdiğimizde sicili temiz olan sendika sayısı nadirdir. Bu ender sendikalar her yer ve zamanda adaletin, özgürlüğün, evrenselliğin savunucusu olmuşlardır. İdeolojik sendikalar ise hakları ve kazanımları sınıflara, zümrelere, lobilere ait meseleler olarak algılamışlar, ait oldukları ideolojinin dışında kalan bireyleri en temel hukuki, eğitimsel, sosyal kazanımlardan mahrum bırakacak eylemler, tavırlar sergilemişlerdir.
Ülkemizde sendikacılığın vizyon ve misyonu yeniden gözden geçirilmelidir. İnsan odaklı, demokratik, eşitlikçi, hakçıl bir sendika anlayışı tüm sendikaların ortak derdi olmalıdır. X’e X, Y’ye Y diyebilen sendikalara ihtiyaç vardır. Erdemli ve ahlaklı bir sendikacılık oligarşik bir konum almanın daima karşısındadır.Günümüz Türkiye’sinin biçimlenmesinde ve toplumsal normlarını ritüel haline getirmesinde sendikaların etkisi yadsınamaz. Türkiye daha mutlu yarınlara göz açacaksa bu ideoloji sendikacılığının meydana getireceği bir sonuç değil ilke sendikacılığının ortaya çıkarabileceği bir toplumsal finaldir. Ümit ediyorum ki sendikalar son 50 yıl içinde mesleki, sosyal konularda takınmış oldukları tutumları gözden geçirerek ilke sendikacılığı icra etme hususunda sorumluluklarını yerine getirirler. Meslekler milletlerin istikbalidir. Liyakatli bir meslekçilik anlayışına sahip bir ülkede birçok sosyal, ekonomik, ferdi, eğitimsel problematik kendiliğinden çözüme kavuşacaktır. İlke Sendikacılığına Evet, İdeolojik Sendikacılığa Hayır… Sevgiyle kalınız. Selamlar…

 
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
Güldalı Coşkun:1128 imza ve hal-i pür melalleri
Okuduğunuz, 1128 akademisyenin altına imza attığı metinden bir bölüm. Buraya kadar, diktatörlükle yönetilen bir ülke oduğunu anladım. Çünkü devlet, Anayasa’dan, uluslararası sözleşmelere kadar çok şeyi yok sayıyor.
PKK ile Mücadelenin Psikolojik Boyutu
Terör örgütleriyle mücadelede önemli bir yer tutan propaganda yöntemleri ve faaliyetleri, yerinde kullanılmadığı zaman olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. PKK’nın 1990’lı yıllarda bu manada öne çıkmasının gerçek nedeni, propaganda faaliyetlerini çok iyi kullanmalarından kaynaklanmamaktadır. Aksine, devletin iyi sonuçlar almayı düşündüğü ama uygulamada yanlış yöntemler kullanıp, olumsuz sonuçlar ile karşı karşıya kaldığı propaganda faaliyetlerinin yetersiz kalmasıydı. Bugün hâlâ PKK’yı konuşuyor ve PKK terörüne karşı silahlı mücadele sürdürülüyorsa, bunda geçmişteki yanlış teşhis ve uygulamaların payı var demektir.
Behçet Canöz: Sisi'yi Finanse ve Tebrik Edenler
Mısır cuntası ( Aydınlanmacıları), Muhammed Mursi ve dava arkadaşlarına idam cezası vererek cibilliyetinin gereğini yaptı.
Semra Polat: Yarın oy verirken elini vicdanına koy
Yarın gerçekleştirilecek olan seçimler Türkiye'nin kaderini değiştirmesi bakımından önem arz ediyor.
Can Ceylan: ODTÜ Kimin?
1950lerin başıdır. Türkiye Cumhuriyeti, senelerdir masalını dinlediği demokrasiye yeni geçmiştir. Demokrat Parti ile esmeye başlayan rüzgâr, hem içeride hem dışarıda hissedilmektedir
Terörden Irak Bir Ümmet-İ Daim
Yine yazalım, hep yazalım. Hatta hiç durmadan dökelim içimizdekini dizelere. Zira bizler yazmaz isek, düşüncelerimizi saklamış oluruz ki bu da bize yakışmaz
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI
EN ÇOK OKUNANLAR