Erdoğan'dan AK Partililere tevazu uyarısı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “AK Partili olmak gurur abidesi olmak değildir, iktidar gücünüz gururlanma sürecine katkıda bulunsun diye kullanmamalıyız. Tam aksine tevazu ehli olmak suretiyle vatandaşlarımıza yaklaşmalıyız” dedi.
14 Haziran 2017 - 01:14:41
 

AK Parti Ankara İl Teşkilatı'nın iftarına katılan ve partililere hitaben konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partililerden tevazu sahibi olmaları konusunda uyarılarda bulundu. Ankara'nın sahip olduğu misyonun çok büyük olduğunun altını çizen Erdoğan, kentsel değişim ve dönüşüm projeleri ile Ankara'ya gereken yatırımların yapılmaya devam edeceğini söyledi.

"BU ŞEHİR TABİATI VE TARİHİ İLE GÖRKEMLİ OLMAYABİLİR AMA SAHİP OLDUĞU MİSYON İLE GERÇEKTEN BÜYÜKTÜR"

Ankaralı olmanın, Ankara'da görev yapmanın, Ankara'da yaşamanın ülkenin yükünü sırtlanmak anlamına geldiğini söyleyen Erdoğan, "Hatta daha da ötesine geçerek söylüyorum, ülkemiz ile birlikte bölgemizdeki ve dünyadaki tüm mazlumların, mağdurların, tüm kardeşlerimizin sorumluluğunu üstlenmek demektir. Çünkü Ankara Türkiye Cumhuriyetinin Başkentidir. Bu şehir tabiatı ve tarihi ile görkemli olmayabilir ama sahip olduğu misyon ile gerçekten büyüktür, hem de çok büyüktür. Anadolu'nun ortasından yükselen umut ve cesaret ışığının dalgaları önce 81 vilayeti i ile ülkemize, ardından bölgemize ve en nihayet dünyanın tamamına ulaşmaktadır. Bu ışık öyle bir anda yükselmiş değildir. Arkasında şehitlerimizin kanı, gazilerimizin fedakarlığı, siyasetçisinden bürokratına, işçisinden memuruna, çiftçisinden esnafına koskoca bir milletin emeği, alın teri vardır. Ankara her zaman umut kapısı da değildir. Hasta bebeklerine doktor ilaç bulabilmek için Zap suyunu geçmeye çalışan bir anne babanın hikayesini anlatan şiir bunun en çarpıcı örneğidir. O şiir şair şöyle diyor, 'Şavata'dan Ankara'ya ses gitmiyor, biz gitmeye kuvvetimiz hiç yetmiyor, malımız yok, yolumuz yok. Ankara'ya ses verecek dilimiz yok. Kanadımız, kolumuz yok. Bu ne biçim memlekettir.' Bir zamanlar Ankara'ya işte böyle sitemler edilirdi. Hatta Aşık Veysel gibi pek çok vatandaşımız kılık kıyafetinden dolayı Ankara'nın Ulus ve Kızılay gibi merkezi semtlerine alınmazdı. Merhum Karakoç'un bir isyanlı sükut şiiri vardır ki, milletimizin gönül dünyasındaki devlet, dolayısıyla Ankara imajını çok veciz bir şekilde ifade ediyor, 'gitmişti makama arzuhal için, bey dedi yutkundu, eğdi başını. Bir azar yedi ki oldu o biçim. Şey dedi yutkundu eğdi başını. Kapıdan dört büklüm çıktı dışarı, gözler çakmak çakmak, benzi sapsarı. Bir baktı konağa alttan yukarı, vay dedi, yutkundu, eğdi başını' Neler çekmiş bu millet. Türkiye, devlet-millet ilişkilerinde faturanın da hep Ankara'ya kesildiği işte böyle sıkıntılı dönemler geçirmiştir" dişe konuştu.

"ALTINDAĞ İLÇESİNDEKİ YAPILAŞMALARI GÖRÜNCE İFTİHAR ETMEMEK MÜMKÜN DEĞİL"

Konuşmasında Altındağ ilçesinden gurur duyduğunu söyleyen Erdoğan, "Biz 14 yılda ülkemizin tamamında yaptığımız yatırımlar, hayata geçirdiğimiz hizmetlerle cumhur ile cumhuriyeti buluşturduk. Milletimizin Ankara'ya bakışını değiştirdik. Bu süreçte Ankara da kendini değiştirdi. Gecekonduların kuşatmasındaki köhne Ankara'dan modern bir başkentin doğuşuna hep birlikte şahitlik ettik. Eksikler yok mu, elbette var, hatalar elbette var. Ama bunların düzeltilmesi için çalışmak ve mücadele etmek başka bir şeydir. Yapılan güzel işleri görmezden gelmek başka bir şeydir. Şimdi Altındağ ilçesine girdik, Altındağ ilçesindeki yapılaşmaları görünce iftihar etmemek mümkün değil. Adaletli olacak, her ikisini de birden yapacağız" şeklinde konuştu.

"ANKARA 'GAZİ' SIFATINI ZİYADESİYLE HAK ETMİŞ BİR ŞEHRİMİZDİR"

"Ankara'ya abide eserler bakımından şöyle bir baktığımızda cumhuriyetin ilk dönemi ile AK Parti dönemi arasında koskoca bir boşluk olduğunu görüyoruz" açıklamasında bulunan Erdoğan, aynı boşluğun ülkenin her yerinde ve her alanda görmenin mümkün olduğunu belirtti. Erdoğan, "Bu çarpıklık milletin değerleri ile tarihi ile kültürü ile uğraşmaktan ülkeye hizmet getirmeye fırsat bulamayanların eseridir. Artık bu dönem geride kaldı. Milletimiz devleti ile devletin başkenti Ankara ile öyle bir kaynaşmıştır ki, bu uğurda 15 Temmuz'da olduğu gibi canını ortaya koymaktan çekinmemiştir. İşte şehitlerimiz, 249 şehit, 2 bin 193 gazi. Bir bakıyorsun parlamento bombalanmış, Genelkurmay, Cumhurbaşkanlığı Özel Harekat, Özel Kuvvetler bombalanmış. Buralardan yüzlerce şehit, binlerce gazi var. O gece tankların altına kendini atan milletimle iftihar ediyorum. Bombalardan yılmayan milletimle iftihar ediyorum. Hani İstiklal Marşı'mızda diyor ya, 'Arkadaş yurdumu alçaklara uğratma sakın, siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana vaat ettiği günler Hakk'ın, kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın' İşte bu millet göğsünü siper etti ve tankların üstüne gitti. İman öyle bir şey. 'İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek sinede yüktür.' Bir tarafta imanlı, aziz bir millet vardı, öbür tarafta imanını kaybetmiş bir saldırganlar çetesi vardı. Ankara 15 Temmuz darbe girişiminde gösterdiği büyük kahramanlıkla 'Gazi' sıfatını ziyadesiyle hak etmiş bir şehrimizdir. Tankların, helikopterlerin, uçakların, namluların karşısına yiğitçe dikilen Ankaralılardan 90' sivil, 56 tanesi polis, 3 tanesi asker olmak üzere tam 149 kardeşimiz şehit oldu. O gece yaralanarak gazilik şerefine nail olan Ankaralıların sayısı bin 222. 15 Temmuz ve terörle mücadelede verdiğimiz tüm şehitlerimize rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. 15 Temmuz gösterdi ki, Ankara Türkiye'nin istikbal ve istiklal mücadelesini sadece yöneten değil, gerektiğinde safların en önünde yer alacak dirayete ve cesarete sahip bir şehirdir. AK Parti teşkilatı olarak, hükümet olarak bizlere düşen bu şehri layık olduğu hizmetlere ulaştırmaktır. Mimariden çevreye, kültür sanattan eğitime her alanda Ankara'yı uluslararası düzeyde bir marka şehir haline getirmekte kararlıyız. Bunun için milletimizin gönlündeki yerimizi daha da güçlendirmeliyiz. Kentsel dönüşüm, değişim dediğimiz projelerimizi süratle bitirmek durumundayız. Onun için gecekondular, kaçak yapılaşma, bütün bunları bir an önce bizim yapacağım kentsel dönüşüm ve değişimle halletmemiz lazım. 2019 seçimlerine kadar kapısını çalmadık ev, sıkmadık el, tebessüm etmedik yüz bırakmayacak şekilde çalışmalarımızı sürdürmeliyiz" ifadelerini kullandı.

TEVAZU UYARISI

Partililerden bir ricada bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Partili olmak gurur abidesi olmak değildir, iktidar gücünü gururlanma sürecine katkıda bulunsun diye kullanmamalıyız. Tam aksine tevazu ehli olmak suretiyle vatandaşlarımıza yaklaşmalıyız. Bunu yapmak durumundayız. Aksi taktirde Rabbimin bize verdiği bu nimeti süratle kaybederiz. Tüm il ve ilçe teşkilatlarımız, kapı kapı dolaşmak durumundayız. Bu parti 14-15 yıllık süre içinde yatırımları ile belli mesajları verdi, veriyor. Daha çok çalışmamız, yatırımlar yapmamız lazım. İstiyoruz ki, caddelerde ilerlerken sağda solda bu çarpık yapılaşmalar olmasın. Belediyelerimiz bir an önce buralardaki bu yapılaşmayı çok daha modern, insanca yaşanabilir hale dönüştürsün. Bu dönüşümleri gördüğümüz zaman iftihar ediyoruz. İstiyoruz ki, 'bu millete yakışan neyse AK Parti onu yaptı, yapıyor' denilsin. Belediyeler için bir şey söyleyeceğim, belediyelerde hizmet gerektir ama yeterli değildir. Yeterli olan gönüllere girmektir. Eğer gönülleri alamıyorsak kaybederiz. Ev ev dolaşacağız ve vatandaşımızla bu gönül birlikteliğini sağlayacağız" açıklamasında bulundu.

YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
"Üreteceğiz, hakça bölüşeceğiz''
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Zonguldak meydanından tüm esnafa çağrı yapıyorum, gelin emekli ile beraber kol kola verin, yeni, güzel ve yaşanabilecek bir Türkiye’yi birlikte inşa edelim" dedi. Kılıçdaroğlu, partisinin Madenci Anıtı önünde düzenlediği mitingde, Türkiye'yi değiştireceklerini, huzur ve barışı getireceklerini söyledi. Zonguldak'ın dünyanın bildiği en önemli kentlerden biri olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Zonguldak emeğin başkenti. Kara elmasın başkenti Zonguldak, emeğe sahip çıkanların başkenti Zonguldak. Ecevit’in başkenti Zonguldak. Sosyal demokratların başkenti Zonguldak. Sizi asla ayırmadık, gönlümüzün bir yerinde mutlaka bir Zonguldak vardır" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, madencileri sevdiğini, onlara inandığını belirterek şöyle devam etti: "Her kuruşun hakkını onlar verirler. Sizin hangi şartlarda, hangi koşullarda çalıştığınızı çok iyi biliyorum. Çünkü, sizi anlamak için bir yılbaşını ben yerin metrelerce altında maden işçileriyle geçirdim. Sözlerimin başında dedim ki Türkiye’yi değiştireceğiz. Neden bunu söyledim? Türkiye’yi değiştireceğiz, huzurlu barış içerisinde yaşayan bir Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz. Bu millet bir iktidara 13 yıl kredi açtı. Dediler ki 'biz yoksullukla mücadele edeceğiz', 'buyrun edin' dedik, 'yasaklarla mücadele edeceğiz' dediler buyrun edin, 'yoksulluklarla mücadele edeceğiz' buyrun edin. 13 yıl kredi açtınız. 13'üncü yılın sonunda nereye geldik? 6 milyon 200 bin işsizimiz var. Sormazlar mı adama 13 yılda ne yaptın Allah aşkına? 17 milyon yoksulumuz var, sormazlar mı adama 13 yılda ne yaptın arkadaş diye? 13’üncü yılın sonunda borç batağında olan 5 milyon vatandaşımız var, sormazlar mı adama 5 milyon vatandaş neden borç batağında? Bu tablo sanıyorum Türkiye’nin nasıl bir manzarayla karşı karşıya olduğunu hepimize gösteriyor." "Söz, namus sözü, birer maaş ikramiye vereceğim" Ramazan ve kurban bayramında emeklilere birer maaş ikramiye vereceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Söz, namus sözü, birer maaş ikramiye vereceğim" dedi. Kılıçdaroğlu, vaatlerine kaynağı nereden bulacağının sorulduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu: "Ben mütevazi bir insanım, ben sizden birisiyim, asla unutmayın. Benim yalılarım ve katlarım falan yok, 7 çocuklu bir aileden geliyorum. Rahmetli annem okuma yazma bilmezdi, ablam da okuma yazma bilmiyor. 7 kardeşin içinden üniversiteyi bitiren sadece benim, okudum çalıştım, emek harcadım, emekli oldum, siyasete atıldığım gün tüm mal varlığımı internet sitesine koydum, hepsi alın teriyle kazandığım mal varlığıydı. Halktan birisiyim, acılarınızı, zorluklarınızı biliyorum, geçim zorluğunu biliyorum. Annelerin içerisinde yaşadıkları dramları biliyorum, ben bunların hepsini biliyorum, hepsini bildiğim için diyorum ki emekliye ramazan ve kurban bayramında birer maaş ikramiye vereceğim. Sıkılmadan, özür dilerim ama utanmadan 'parayı nereden bulacaksın' diyorlar? 11 milyon emekliden bir fire bile istemiyorum. Bir emekli düşünebiliyor musunuz ramazan ve kurban bayramında torunlarından kaçacak. Bu ülkenin ve milletin bu emekliye vefa borcu vardır." "Taşeron işçiliğini kaldıracağım" Taşeron işçilerinin 21. yüzyılın çağdaş kölelerini olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "800 bin taşeron işçisi var, sendika hakları yok, söz söyleme hakları yok. 'Hastalandım' deme hakları bile yok bunların, çünkü işine son verirler, iş güvenceleri yok. Taşeron işçiliğini kaldıracağım, herkes kadrolu işçi olacak. Ne diyorlar 'parayı nereden bulacaksın.' Hayatımda duyduğum en saçma soru. Sen zaten parayı veriyorsun taşerona, taşeron kime veriyor, işçiye veriyor, ben taşeronu ortadan kaldırıyorum. Devlete diyorum ki 'işçiye aylığını ücretini ver kardeşim', bu kadar basit. Devlete yükü var mı? Tam tersi devletin kazancı var. Taşerona para öderken yüzde 18 KDV ödüyor, taşeronu çıkarınca devletin yüzde 18 kazancı var. Biz emek diyoruz, onlar 'yandaş', biz çalışan üreten diyoruz, onlar 'malı götüren' diyorlar, ne olursa olsun malı götürtmeyeceğiz, herkes kazanacak, herkes." Kılıçdaroğlu, "6 milyon 200 bin işsizin, 17 milyon yoksulun bulunduğu Türkiye’de, yolsuzluğun artık gizlenemediği bir Türkiye’de, kul hakkının yendiği Türkiye’de, yeni bir başlangıç yapmalıyız. O nedenle 77 milyon yurttaşımın hortumcular hariç oyunu istiyorum" dedi. Zamanı geldiği halde borcunu ödeyemediği için 1 milyon 220 bin vatandaşın "taahhüdü ihlal cezası" nedeniyle mahkemeye verildiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, "550 bin vatandaşımız mahkum oldu, 98 bin vatandaşımız 3 ay hapse girdi ve çıktı. Geri kalan 500 bin vatandaşımız hapishaneye girmek için sıra bekliyor. Türkiye’yi yarı açık cezaevine çevirdiler" diye konuştu. "Benim için yandaş yok, benim için vatandaş var" CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Türkiye Taşkömürü Kurumunu eski görkemli günlerine kavuşturacaklarını vurgulayarak, "Türkiye Taşkömürü Kurumuna en az 5 bin kişi yeniden istihdam edeceğiz. Benim ülkemde kömür var mı var, çalışan var mı var, işsiz var mı var, niye dışarıdan kömür getiriyorum? Benim ülkemde yok mu bunlar? Hepsi var. Ne eksik? Ahlaklı, temiz ve halkı düşünen siyaset eksik. Mevcut siyaset cebini düşünüyor. Benim derdim cebim değil, benim derdim vatandaşın cebi. Benim için yandaş yok, benim için vatandaş var" ifadesini kullandı. "Üreteceğiz, hakça bölüşeceğiz" Kemal Kılıçdaroğlu, Et ve Balık Kurumunu, Et ve Süt Kurumu yapacaklarını, Türkiye’de her alanda güzel projeleri başlatacaklarını dile getirdi. İstihdam yaratmanın yolunun üretimden geçtiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Üreteceğiz, hakça bölüşeceğiz. Ben saman ithal eden ülke olmak istemiyorum. Hollanda Konya’dan küçük, 120 milyar dolar tarım ürünü ihraç eder. Türkiye 12 milyar dolar, neyimiz eksik? Toprak mı, su mu güneş mi, insan mı eksik? Hepsi var, eksik olan temiz siyaset, namuslu siyaset ve hesap vermekten korkan siyaset" dedi.
Yüksekdağ'dan kayyum açıklaması
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile belediyelere yapılan görevlendirmeyle ilgili, "Seçilmişlerin yerine atanmışların konulmasını, yerleştirilmesini tanımıyoruz." dedi.
Kılıçdaroğlu ifade çağrılarını reddetti
Deniz Baykal kaseti soruşturması kapsamında savcının tanık olarak ifadeye çağırdığı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ifadeye gitmeyeceği belirtildi
Davutoğlu: 'Doğu’da dindar Batı’da ateist görünen Demirtaş'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Doğu’da dindar Batı’da ateist görünen Demirtaş ne dedi biliyor musunuz? Taksim bizim için Müslümanların Kabe’sidir dedi. Biz bunlara yol verir miyiz? Bu memleketin Türk’ü de, Kürt’ü de Kabe'ye saygı gösterene saygı gösterir, göstermeyene de haddini bildirir' dedi.
TBMM'de önemli karar! KHK'dan çıkarıldılar!
TBMM'de alınan kararla, 53 özel okul ile bir özel öğrenci yurdu kapatılan kuruluşlar arasından çıkarıldı.
''Türkiye'nin başkanlık sistemiyle süratle bir sıçramayı gerçekleştirmesini gerektiriyor''
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, başkanlık sistemi ile süratli bir sıçramayı gerçekleştirmesi gerektiğini bildirdi.
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI