Deprecated: Function mysql_numrows() is deprecated in /home/sivildus/public_html/head_contente.php on line 51
Anasayfa  >   Yazar
Kürtlerin Hayal Kırıklığı
KBY referandumu 25 Eylül’de yapıldı. Referandumdan, yüzde 92.73 oranında evet, yüzde 7.27 oranında ise hayır çıktı. Referandum sandıkta bitmedi tabii. Yankıları hala devam ediyor…
08 Ekim 2017 - 21:43:38

Özellikle Türkiye özelinde KBY referandumu tartışmaları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve hükümetin üslubunu sertleştirmesiyle daha da arttı. Başbakan Yıldırım ise daha temkinli ve dikkatli açıklamalar yapıyor… Cumhurbaşkanı Erdoğan, referandumun yapılacağına dair bilgilendirilmediğini açıklıyor, Barzani tarafı ise iki aydır randevu istedikleri halde taleplerinin karşılıksız bırakıldığını iddia ediyor. 
Referandum öncesi ve sonrası Kürtlerin ne düşündüğünü analiz etmek için sahanın nabzını tuttum…
Referandumdan önce konuştuğum Kürtlerin kahir ekseriyeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sertleşen üslubunu “Erdoğan’ın bu tavrı iç siyasete yönelik, milliyetçi tabanı kontrol altında tutmak için böyle karşı tavır sergiliyor” diyerek yorumluyordu. Referandumdan sonra konuştuğumda ise güvenin yerini ciddi bir hayal kırıklığının aldığını gözlemledim. Kürtler, Barzani ile tokalaşan, çözüm sürecinin mimarı olan, Barzani’yi ve Şivan Perwer’i Diyarbakır’a davet edip el ele tutuşarak tarihi bir resim veren Erdoğan’ın neden ve nasıl bir anda ambargoya varabilecek açıklamalar yaptığına hala anlam verebilmiş değiller. Konuştuğum bir diğer Kürt ise, “KBY giderek ticaret yapan arkadaşlarım var. Ticaretten ciddi oranda gelir elde ediyorlar. Sınır kapısı kapanır ve ambargo uygulanırsa çok kişi aç kalacak” diyor. Bir başkası ise, “Arakan’daki din kardeşlerimize uygulanan zulüm ciğerimizi yaktı. Bir vicdanlı devlet adamı çıksa da yardım etse diye dua ettik. Emine Erdoğan, Arakan’daki Müslümanlara destek olmak için gittiğinde içimiz bir nebze olsun rahatladı. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan, KBY’ne ambargo uygulayacaklarını söylüyor. Peki, KBY’de yaşayan Kürtleri Müslümandan saymıyor mu?” diyor.
Her yıl 20 Ekim’de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan “Kanaat Önderleri” toplantısı, bu yıl öne alındı ve geçtiğimiz Perşembe günü yapıldı. Cuma günü, eski bir AK Parti milletvekilini makamında ziyaret ettim ve süreçle ilgili ne düşündüğünü sordum. Çözüm sürecinin mimarı olan Erdoğan’ın KBY’ye yönelik açıklamalarının Kürtler nezdinde ciddi bir travmaya neden olduğunu söyledi. 16 Nisan referandumunda Kürt oyları olmasa, barajı aşamayacaklarını tekrar hatırlattı... Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve MHP Lideri Bahçeli'nin milliyetçi söylemlerinin devam etmesi halinde ülkede kaos çıkabileceğine dikkat çekti. 

“Kanaat Önderleri” toplantısına katılan birkaç kişi ile de konuştum.
Toplantıda neler yaşandığını sorduğumda yüzü düştü ve memnuniyetsiz bir şekilde, Erdoğan’ın, beklentilerini karşılayacak bir konuşma yapmadığını, Meclis’te yapılacak uyum yasalarının oylanması sırasında MHP ve CHP’nin oylarına ihtiyacı olduğu için KBY referandumuna gereğinden fazla tepki gösterdiğini, bu nedenle şimdi MHP ve CHP’ye, 2019 seçimleri için ise Kürtlere ihtiyacı olduğunu ancak bu saatten sonra Kürtleri ikna etmenin hiçte kolay olmayacağını söyledi. Toplantıda ekrana yansımayan bazı olumsuzlukların yaşandığına da dikkat çekti ve “Kürtleri itibarsızlaştıran, haklarını gasp eden, Kürt gençlerini hem askerde hem de dağa çıkarıp katleden PKK’yı Rabbim kahretsin. Kürtlerin ahını PKK’ya bırakmasın!” diyerek gözleri yaşlı bir şekilde tepki gösterdi.
Anlatılanları kısaca özetleyecek olursam, Erdoğan’ın KBY’ye ambargo uygulamakla sadece orada yaşayan Kürtleri değil, KBY’de ticaret yapan Türkiye Kürtlerinin de açlığa mahkum edileceği izlenimi hakim. “İsrail’i ilk tanıyan ülke Türkiye olduğu halde, KBY referandumunda çıkan yüzde 92’lik halk iradesini geçersiz sayamazlar” görüşü de azımsanmayacak kadar fazla…  Bir diğer görüş ise, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki Kemalist tahakkümün bugün hala etkin olduğu ve Türkiye siyasetinin hala yanlış bir politika izlediği yönünde.

Halkı karşı karşıya getirmeyecek, aklı selim, uzlaştırıcı ve birliştirici açıklamaların yapılması içinden geçtiğimiz bu hassas süreçte çok önemli. Zira ülkede kaos çıkarmak için pusuda bekleyen kirli eller hiçbir dırsatı kaçırmayacaktır...

2019 seçimleri önem arz ediyor. AK Parti, Meclis’te tekrar çoğunluğu elde etmek, Erdoğan ise Başkan olmak istiyorsa bugün izledikleri siyaseti ve siyaset dilini tekrar gözden geçirmeli. Zira Kürtleri ikna etmek hiç kolay olmayacak.

Selam ve dua ile...

Semra POLAT
 
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
Başkanlık Sistemi
Acıda dahi birleşememek, etnik kökenine, mezhebine göre tavır takınmak, şiddeti sokağa çağırmak, çözüm ararken yanlış mecralarda dolaşmak, kaybettiğimizi bulunmadığı yerde aramak ve yeni kavgalar yaratmak... Sonuç daha fazla kutuplaşma...
Ahmet Pekiyi: KÜRT BAHARI
Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde zulüm görmediğini söylemek için üç maymun rolünü sorgusuz sualsiz kabul etmek gerekmektedir.
DARBECİLER- TACİZCİLER (İKNACILAR) TOPLUMA ŞİDDET…
Kadına şiddetin açık göstergesi başörtüsü yasağıdır. “İkna Odaları” ,“Taciz Odaları”dır.
Y.Ziya Döger: Kabristanımız Varsa Orası Bizim Vatanımızdır
Biyolojik ihtiyaçlar her ne kadar ihtiyaçlar hiyerarşinin temelinde yer alsa da, her insan aynı zamanda kendisinden sonraki kendisini geleceğe nasıl taşıyacağı sorunu ile karşı karşıyadır. Geleceğini; kendisi veya “kendisinden sonraki kendisiyle” hareket ederek oluşturmaya çalışır. İhtiyaçlar hiyerarşisinin ikinci basamağını oluşturan gelecek düşüncesinin temelinde ‘güven ve emniyet içinde olma’ yer alır. Ancak güven ve emniyet içinde olma sadece bireyin kendisini öne çıkaran bir hedef değil aynı zamanda aile ve mensubiyet arz ettiği toplum/milleti hedefler. Dolayısıyla kolaylıkla birincil nitelikteki biyolojik ihtiyaçların bile önüne geçme niteliğine de sahiptir.
Atilla Yayla: Kılıçdaroğlu’na soru/yorum!
İnatlaşmanın, zıtlaşmanın zirveye çıktığı bir ortamda doğru bilgiye, selim akla, sağlıklı muhakemeye davet fazla anlam taşımıyor, bir işe de yaramıyor.
Ahmet pekiyi: Maskeli Demokrasi
Dünya üzerinde çok farklı yönetim biçimleri ve ilkeleri olsa da demokrasi son 200 yıldır tüm dünyada geniş yankı uyandıran, genel manada kabul gören, evrensel bir değer olarak gözlenmektedir
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI
EN ÇOK OKUNANLAR