Anasayfa  >   Yazar
Behçet Canöz: “ YENİ PKK”
( PENSİLVANYA- KANDİL KONSEYİ ) “Sen bir devsin, yükü ağırdır devin Kalk ayağa dimdik, doğrul ve sevin” Türkiye, tarihi misyonuna ve gücüne dönüyor. Türkiye düşmanları panik halinde saldırıyorlar. Geziciler, “çatı” örgütünü genişlettiler.
04 Haziran 2015 - 16:47:07
Paralel örgütle birlikte “çatı”ya ayrılıkçı terör örgütünü de dahil ettiler.
Üstakıl, bütün gücüyle abanıyor.
7 Haziran 2015 tarihimizde yeni bir dönüm noktasını oluşturuyor.
1699’dan ( Viyana Kuşatması) beridir Osmanlı’nın Avrupa’dan çıkarılması için planlar yapan Haçlı ittifakı, Türkiye üzerindeki oyunlarına devam ediyor.
Osmanlı’nın satılmış, karaktersiz aydın tipinin günümüz temsilcileri rollerini oynamaya devam ediyorlar.
“Jön Türkler” eliyle devleti yıkanlar, yine “Türkçülük” adına fitneye devam ediyorlar. 1984’ten itibaren ayrılıkçılığa bir de Kürtçülük eklediler.
Jön Türkler ve Jön Kürtler, emperyal politikaların vazgeçilmezleri…
 Pensilvanya Terör Örgütü /Paralel Yapı bu koalisyonun merkezini oluşturmakta. Çünkü, bu örgüt, milletin “himmet”leriyle millete ihanet etmenin ne olduğunu göstermesi açısından diğer örgütlerden çok farklı bir yöntem geliştirmiştir. Bu yöntem, “parayı milleten al, millete ihanet et” ilkesiyle hareket ediyor.
PKK’yi kuran üstakıl, PDY’yi ( Paralel Devlet Yapılanması) de sevk ve idare ediyor. Gezi’de bu ittifak bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı. Gezi’nin karargahı olarak kullandıkları otelin Ankara’da Paralel Örgüte tahsis edildiğini bilmeyen yok. Bu Otel’de “Balım Sultan Sohbetleri” adı altında Gezi- Paralel buluşmaları gerçekleştirildiği herkesin malumu.
Pensilvanya Terör Örgütü, tarihin en gizli ve tehlikeli örgütü olarak karşımızda bütün melanetiyle durmakta. Türkiye, ya bu örgüte teslim olup Siyonizmin kölesi olacak ya da bu örgütü çökertip tarihi misyonuna sahip çıkarak  mazlumların ve mağdurların sesi olmaya devam edecek.
1999 çok ilginç bir tarih !
15 Şubat 1999’da PKK elebaşı Abdullah Öcalan Türkiye’ye teslim edildi. 21 Mart 1999’da Paralel Devlet Yapılanmasının elebaşı Pensilvanya’ya gitti, götürüldü. Birini teslim ederken diğerini götürmüşler. Bu durum Paralel Örgütün ihtiyat gücü olarak tutulduğunu göstermektedir. PDY’yi 16 yıldır ABD’de tutanlar, bugünlerde ihtiyat gücü olarak sahaya sürdüler.
Daha önceki bir yazımda da ifade ettiğim gibi “iddia edilen” bu “yapının”, Turgut ÖZAL’ı da zehirlediğine dair kuvvetli şüpheler var.  Ağustos 1991 tarihli  “S…..” dergisinin “ Milletin Yolunu Kesen Kanlı Kabus” adlı başyazı çok dikkat çekicidir. Bu yazıda hakaret, iftira ve tehdit her şey var. Özal, “ rakip tanımaz” ifadesiyle  ima edilerek “diktatör” olarak lanse edilmiştir.
”Şimdi istersen uyu; çünkü bundan sonra kopacak kıyamet senin kıyametin olacaktır! Evet, yakın bir gelecekte sen, sırtında bir kambur gibi târihî mes'ûliyetlerin, derdest edilip tarihleşeceğin gayyaya götürülürken, senin ihmaline, senin iğfaline, senin hıyanetine uğramış, bütün ihmalzedelerin, bütün iğfalzedelerin, bütün hıyanetzedelerin kahredici bakışları, çıldırtan çığlıkları ve arş-ı adaleti ihtizaza getiren tazallümleriyle, ölüp ölüp dirilecek ve "keşke, ben de toprak olsaydım" deyip inleyeceksin..!
“yakın bir gelecekte” sözünde açık bir tehdit yok mu ?
Şu ifadeler, doğrudan doğruya Özal’ı hedef alıyor:
“Sen, "çağdaşlık" "çağ atlama" nakaratıyla kendi kendini avuta dur; kazanç, gelir dağılımı, refah, mutluluk, keyif, neş'e gibi gevezeliklerle teselli olmaya devam et; beraberlerinde bulunmayı şeref saydığın "çağdaş" dünyaların arş-ı nizamlarından kopup gelen sur sesi çoktan bir korkulu rüya gibi her yanı sardı...

Aslında senin, çağdaşlığın da çağı yakalaman da sadece bir züğürt tesellisi ve kendi kendini aldatma; senin icraatın sırf bir taklit ve başkalarına bakıp geviş getirme; idaren de, kurtları çobanlığa yükseltip, çobanları da sürüleştirmekten ibaret.”
Türkiye’ni ufkunu açmış bir kişiye  “ Milletin Yolunu Kesen Kanlı Kabus” denilmesi tam bir nankörlük örneğidir. Yazıya,  Merhum Turgut Özal’ın tepkisi “ Ben size ne yaptım da böyle bir yazı kaleme aldınız.?” olmuştur. Nankörlüğe, ihanete bugün de devam ediyorlar. Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti iktidarına ettikleri iftiralar ortada…
 Yeni PKK, 8 Haziran 2015 sabahına hazırlanıyor. Seçimlere şaibe karıştırmak için ayladır yığınak yapıyor. Yeni PKK’nin silahlı kanadı tehditle, Pensilvanya kanadı “din- iman“istismarıyla kaos planını uygulamaya çalışıyor.
Tarihi bir yol ayrımındayız.
7 Haziran 2015, tarihin yeniden yazıldığı bir gün olma özelliğini taşıyor.
Tarihi yazmak, tarihi hatırlamakla mümkün…
HATIRLAYALIM:
28 Şubat sürecinde Ulusalcılar, Türkçüler, Paralelciler yasakları alkışladılar, alkışlamaya devam ediyorlar. ANASOL-M hükümeti milletin yolunu kesenlere kılavuzluk yaptı.
12 yaşından küçüklerin “Yaz Kuran Kurslarına” gitmesini yasaklayan kim?
ANASOL-M
 8 yıllık zorunlu- kesintisiz Temel Eğitim uygulamasıyla Kuran Kurslarını ve  İmam- Hatiplerin  “Orta”kısımlarını kapatan kim?     
- ANASOL-M
“Katsayı” uygulamasıyla Meslek Lisesi ve İmam- Hatip Lisesi mezunlarının üniversiteye gitmelerini engelleyen kim?
-ANASOL-M
Başörtülü milletvekiline “ Burası devlete meydan okunacak yer değil!” diyerek  yemin ettirmeyen  onu “dışarı dışarı” tempolarıyla TBMM’den kovan kim?
-ANASOL-M
Üniversitelerden başörtülü öğrencileri kovan, üniversitelerde “ikna odaları” kuran kim?
-ANASOL-M
Okullarda bayan öğretmenlerin saçlarını inceleyen ve peruklu olanlara “ başörtülü olduğu gerekçesiyle” soruşturma açan, ceza veren kim?
-ANASOL-M
Sarıyer ormanlarını “üniversite kurmak” bahanesiyle peşkeş çeken kim?
-ANASOL-M
26 bankanın içini boşaltanların, 150 milyar doları çalanların hamisi kim?
-ANASOL-M
Bir gecede faiz oranlarının yüzde yedi binlere çıkartan, hortumcu bir kesim oluşturan, paradan para kazandıran kim?
-ANASOL-M
“Bayramda size maaş verirsem kurban alırsınız.” diyerek emekliye maş vermeyen kim?
-ANASOL-M
“Kamusal alan” uygulamasıyla sokaktaki vatandaşın kılık- kıyafetine karışmaya çalışan kim?
ANASOL-M
Bu zulümler yapılırken, alkışlayan, ödüller dağıtan, cuntayı içtihat makamı olarak gören, “İmam- Hatipler miadını tamamladı, kapatılabilir” diyen kim?
-Paralel Devlet Yapılanması/ Pensilvanya Örgütü  
ANASOL-M, tarihin çöplüğünde yerini aldı. Ülkeye verdikleri zarar hala giderilebilmiş değil.
 
Yakın zamanda bu yapıların kalıntıları,  halkın cumhurbaşkanını seçmesini, yeni anayasayı istemediler. Seçilme yaşının düşürülmesine “ Meclise çoluk çocuk dolacak” gerekçesiyle karşı çıktılar.
Eski Türkiye Koalisyonu, Yeni PKK adıyla yapılandı.
Yeni PKK, Eski Türkiye’dir.
Eski Türkiye’de  zam,açlık, kuyruk, kriz, kaos, anarşi ve terör var.
Fikirlerin, inançların yasaklanması var.
Siyasi cinayetler, kurtarılmış bölgeler var.
Sağ- Sol kaplaşması var. O gün kamplaşmayı körükleyenler, taraftarlarından ölenlere “şehitlik payesi dağıtanlar, bugün halkın hafızasıyla alay edercesine  “ kamplaşmaya karşı bizimle yürü” sloganlarıyla oy devşirme gayretinde.
Komünistleri Moskava’ya, başörtülüleri Arabistan’a, mollaları İran’a göndermek isteyen yasakçı zihniyet, bugünlerde “özgürlükçülük” maskesi altında faaliyet yürütüyor.
Bu maskecileri çok iyi biliyoruz.
Hiçbir özgürlükçü talebin uygulamanın altında imzaları yok. Millete hep tepeden baktılar, milletin cumhurbaşkanını doğrudan seçmesine karşı çıktılar, “Hayır” kampanyası düzenlediler.
 2010’da Diyarbakır İstasyon Meydanında “ Hürriyet karın doyurmaz.” sözüyle yasakları savundular, özgürlükçü bir anayasanın yapılmasını istemediler.
Uyum ve istikrar için sandık başına gidecekler, tarihi bilinçle hareket edenlerdir.
7 Haziran 2015 yeni bir tarih yazma günüdür.
Yeni Anayasa  ve başkanlık sistemiyle  Türkiye tarihi yürüyüşüne emin adımlarla devam edecek.
“Yeni PKK”( Pensilvanya- Kandil Konseyi” de tarihin çöplüğüne atılacak.
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
Ahmet Pekiyi: Paralel Ahlak Teorisi (PAT)
Ahlâk teorilerine oldum olası yakın bir alaka göstermişimdir. Bana göre İslam Ahlâkı ahlâkların en güzeli, en evrenselidir
Ahmet Pekiyi: Bombalar ve Seçim Operasyonu
Geçici Hükümetin teröre karşı başlatmış olduğu askeri operasyonların bir seçim yatırımı olduğu, “Algı Lobisinin” son günlerde sıkça dillendirdiği bir argüman.
Atatürk’ün Lolitaları
Her devrin bir adamı vardır. Cumhuriyet devrinin adamı da hiç şüphesiz Mustafa Kemal’dir. Mustafa Kemal, Ali Rıza efendi ile kendisinden 20 yaş küçük olan 14 yaşındaki Zübeyde hanımın –rivayet edilir ki, Ali Rıza, Zübeyde hanımın 2. Eşi ve Mustafa Kemal’in üvey babasıdır- oğludur.
Cem Sancar: Aşk bir egzersiz işidir
Sabah Gazetesi yazarı Cem Sancar, bugünki yazısında okurlarının duygu dünyasına yeni bir pencere açtı.
Cemal Fedayi: İdeal Politik’ten Reel Politik’e
Son zamanlarda Türkiye’nin İsrail ile yeniden müzakerelere başladığı konuşuluyor. Sosyal medya bu mevzuyla yıkılıyor: “Efendim, dün düşman diyormuşuz, bugün dost diyormuşuz, bu ne biçim dış politikaymış, tutarsızlıkmış, falan filan…
Değişen Dünya Dengelerinde Yeni Ortadoğu Düzeni
18.yy’dan itibaren Dünya hâkimiyeti, Asya ülkelerinin elinden yavaş yavaş çıkıp başta İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupa’nın kontrolü altına girmiştir.
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI