Anasayfa  >   Yazar
Hacer Aydın: İslam erkeğin nefsini yüceltmiş midir?
Eşitlik diyen her ideoloji ve din ataerkil ideolojinin çarpıtmasına uğramıştır. Bir Türk, Marksist bir konuşmasında itiraf ederken şunları söylemişti: “Biz sosyalistler eşitlik dedik ama erkekler olarak haremler kurduk.
09 Temmuz 2015 - 16:24:04
(resim: yeşiltopuklar.com)

Fakat Marksist kadınlar bizim gibi asla haremler kuramadı.” Temel argümanları eşitlik ideolojisi olan Marksist adam, sosyalist erkeklere bu eleştiriyi yapıyordu. Nitekim sosyalist anarşist Emma Goldman’da Rusya’da devrim sonrası partinin zafer eğlencesinde partinin önde gelen isimleri önünde zıplayarak dans etmesi devrimci ağabeyleri tarafından eleştirilince “ Dans edemediğim devrim benim değildir!”deyip Rusya’yı terk etmiş ve Rusya devrimini en gerici devrim olarak ilan etmiştir.
Çünkü kadın karşısında eşitlikçi dinleri ve Marksizm gibi eşitlikçi ideolojileri bastıran çok güçlü bir ‘ataerkil ideoloji’ vardır!
Bu ideoloji, avcı toplumundan itibaren günümüze kadar taşınmıştır. Ataerkil ideoloji ateist Marksistleri de, kapitalistleri de, dindarları da kendi potasında eritmiştir.
 Ve karşımızda haremler kuran Marksist erkekler, Kapitalist erkekler ve Dindar erkekler tarihsel olarak avcı toplumundan devraldıkları geleneksel harem fikrini, hayalini ideolojilerine ve dinlerine de katmışlardır.
Öyle ki eşitlik ve özgürlük modern dünyanın güçlü söylemleri olsa da bu ataerkil ideoloji hala çok güçlüdür ve bunu en çok kullanan Hürriyet gibi gazeteler bizlere övgüyle, bir yatta yanında bir sürü bikinili kadınla görüntü veren Simon Cowell için “Simon Cowell haremini topladı tatile çıktı.” diye haberler yapabilmektedir. Bu o kadar aşikâr bir ataerkil haberdir ki adeta adamın seküler ve modern hayatı pahasına, seküler modernler için Doğu’ya, dine ait bir kavrama dönüştürülmüş “harem” kelimesi bile cümle içinde aşkla kullanılarak bizlere affedilecek bir hınzırlık, kaçamak olarak sunulmaktadır. Resmen gazete ataerkil ideolojinin reklamını ağzının suları akarak yapmıştır. 
Aslında eşitlik, özgürlük diyen dinlerin, ideolojilerin ve modern dünyanın erkekleri bir gram ataerkil ideolojiden sapmamış, tövbe etmemiştir.
Şimdi karşımıza çıkan büyük sorun “ataerkil bir çarpıtma”dır. Eşitlikçi dinlerin, ideolojilerin sapması bu güçlü ataerkil ideolojiden kaynaklanmaktadır.
Şimdi İslam erkeğe çok eşlilik, gırla cariye, miras, cennet, huriler falan mı vaat etmiş de kadına da her şeyi haram mı? Elbette bu sorulara cevabımız sonuna kadar hayır! Bu eşitlikçi dine karşı külliyen ataerkil bir çarpıtmadır.
 İslam da ataerkil bir sistemin zalim çarpıtmalarına karşı inmiş ve ataerkil sistemi ıslah ederek eşitlikçi ve herkesin refah içinde olabileceği bir din olmuştur. Fakat dediğimiz gibi ataerkil ideoloji hayatın güçlü bir çarpıtması olarak dinlerin eşitlikçi taraflarını saptırmış karşımıza yanlış yorumlarla korkunç bir sistem olarak çıkmıştır. Sanki dünyada da ahrette de cenneti tek erkeğe vaat etmiş kadına da her şeyi yasak, günah bir din algısıyla kuşatılmışız. Fakat dindarlar gerçekte bu sorgulamayı yapabilecek kıvamda olamamışlardır. Dinlerinden bi haber ataerkil dindar erkeklerle ve kadınlarla doludur etrafımız. Ataerkillikle çarpıtılmış din anlayışlarını da kadınlar sorgulama cesareti gösterememişler ve öylece kabullenmişlerdir.
 Bir gün diyanet tv de kadın-hocaya tel ile bağlanıp soru soran dindar Urfalı bir kadının sorusu bizleri hayretlere düşürmüştür. Kadın doktordur ve kocasıyla boşanmıştır. Kadının sorusu şudur. Kendisini boşadığı kocası, kendisine itaat etmediği gerekçesi ile mehir hakkını vermeyeceğini söylemiştir. Bir defa kimse kimseye robot gibi itaat etmek zorunda değildir. Böyle bir din anlayışı asla yoktur! Zaten böyle bir din anlayışı köleliği teşvik etmek olacaktır ki İslam’ın en büyük devrimi köleliği ortadan kaldırmak olmuştur. Burada sorun Urfalı kadın doktorun bu soruyu sorarken, doktor kocanın kendisine “itaat etmediği” söylemine değil mehir alıp almayacağına kilitlenmiş olmasıdır. Mehir dediğiniz nedir ki zaten? Üç beş bilezik! Kadın doktor olmuş ama gel gör ki diyanete sorduğu soruya bak! Kadının itaatini konu edinen din değil ataerkil kölelik düzenidir. Din herkesi özgür kılmak için gelmiştir. Erkekteki akıl kadında da vardır. Erkekteki kromozom sayısı kadın kromozom sayısıyla eşittir. Kadın doktor, doktor olmadan önce keşke kadın kromozom sayısı ile erkek kromozom sayısının eşit olduğunu tam öğrenebilmiş olsaydı, bu soruyu sorarak modern kadın hocaları bile hayrete düşürmezdi!
Hem eşitlikçi ideolojiler hem de eşitlikçi dinler ataerkil çarpıtmanın depremine uğratılmıştır. Kadın doktor olsa da din adına neyi sorgulayacağından bir gram haberdar değildir!
Kadın erkek arasındaki ilişkiyi itaat değil mübadele belirler. Sizin birisi üzerinde hakkınız varsa onun da sizin üzerinizde hakkı vardır. Ne üst vardır ne de alt…  Şayet köle değilseniz, özgür bir bireyseniz ilişkinizi belirleyen tek şart yaptığınız mübadele olacaktır. Bir ilişkiyi feshetme hakkı mübadelenin tüm aktörlerine aittir. Kimse kimsenin kölesi değildir. Kimse kimseyi bir şeye zorlayamaz. Sevgi almak isteyen sevgi vermek zorundadır. Şartlar uygun olursa mübadele gerçekleşir.
İslam sanki erkeğin nefsini yüceltmiş gibi gelen eleştirilere bir bakalım.
Mesela erkeğe çok eşlilik var mıdır? Böyle bir ayet ruhsatı var mıdır? İslam aslında çok eşli on-onbeş fazla karısı olan Arap toplumunu dört eşe yani yine de çok eşlilik olan bir duruma mı teşvik etmiş, tek eşli olan toplumları da buna mı yönlendirmiştir?
Elbette sorularımızın hepsine hayır cevabını rahatlıkla verebiliriz. Arapların çok eşlilikleri kadınların üzerine örtülerini atıp, kendilerine mülk seviyesinde bir eş katabilecek ataerkillikteydi nerdeyse! 4 er, 3 er, 2 şer 1er gibi çoğunlukla artan sayıda eşleri vardı ve bu yüzden bu kadınları doyurabilmek için ellerinin altındaki yetim çocukların büyüyene kadar korumaları gereken mallarını yemekte hiçbir beis görmüyorlardı. Hem çok eşliliği 1 eşe indirgemek hem de zaten ayetin amacı yetim çocukların miraslarını korumak için ellerinin altındaki kadınlardan boşanmaları, o kadınları serbest bırakmaları, kendi malları gibi o kadınları 4 er 3er kenarda, kıyıda, köşede bırakmamalarıdır.
 Ayet, erkeklere 4 er 3 er 2 şer 1 er kadınlardan nikâhlarını azaltmalarını söyleyerek, dengesini bozdukları doğanın dengesinin yeniden kurulmasını söylüyordu.
 Hem üzerlerine ceketlerini atarak nikâhladıkları kadınlar özgürlüklerine kavuşacak hem de yetim çocuklar miraslarını kaybetmeyecektir. Yani tek eşlilik haktır gerisi ataerkil bir çarpıtmadır. Zaten bir kalpte iki aşk olamaz der Kur’an. Hem demografik olarak öyle savaşlarda çok da erkek ölmüyordu. Arap toplumunda da sürekli savaş yok yani. Öyle erkeklerin onar, on beşer uçuk sayıda karısı olması mümkün değildi yani. Zaten nüfuslar o zamanlar azdı. Kadınlar da savaşlarda ve hastalıklardan, doğum yaparken, yetersiz beslenmeden fazlasıyla ölüyorlardı. Zaten o zaman ki beyinsizler kız çocuklarının yarısını canlı canlı toprağa gömüyorlardı. Kadın sayısı öyle erkeğe sürü katacak şekilde imkân vermiyordu anlayacağınız. Yani kadın sayısı erkeğe öyle çok kadın imkânı sunmuyordu.
Mesela örtünme konusuna gelelim. İslam kadınlara kara kara çarşaflar ve peçeler içinde nefes dahi alamayacak şekilde adeta bir köleliği vaaz eden bir örtüyü mü tavsiye etmiştir? Örtünme, kadının yüzünü yani kimliğini dahi örtmek zorunda mıdır? Erkeğin çıplaklığı günah değildir de kadının çıplaklığı mı günahtır? Kadın ayetlerde örtüden dolayı cehennem ile korkutulmuş mudur?
Elbette bu sorularımızın cevabı da hayır olacaktır. Ayet Müslüman kadınların göğüslerini alımlı yerlerini kamusal alanda kapatmasını tavsiye ederken kadının toplum içinde rencide edilmemesi, incitilmemesi için inmiştir. Ayet örtünmediği için nasıl erkeği cehennem ile korkutmadıysa, kadını da örtünmemesi halinde cehennem ile korkutmamıştır. Bu güçlü bir tavsiyedir ve de öyle kadının insani ihtiyaçlarını son derece sınırlayan, nefes alma ihtiyacını, yemek yeme ihtiyacını, kendi kimliğini ortaya koyma ihtiyacını örten bir örtü hiç değildir. Ancak kamusal alanda göğüsleri ve alımlı yerlerini örtmesini tavsiye eden güçlü bir ayettir. Ve kadına bunu söylerken kadının incitilmemesi adınadır. Bu ayette Allah, erkeğin nefsini konu dahi edinmemiştir ama zalim, Allah’a iftira atan hocalar kadının örtü meselesini de adeta erkeğin nefsinin incinmemesi adına anlatırlar! Hâlbuki burada kadının incinmemesi içindir örtü.
Diğer yandan seküler modern devrim yapmış Batılı toplumlarda hiçbir birey çırılçıplak kamusal alana çıkamaz. Yasaktır. Hemen polis müdahale eder ve para cezası keser. Bu modern devletlerde, kamusal alanda kadınlar göğüsleri açık gezemezler. Kamusal alan bir düzen alanıdır ve bu alan modern seküler Batı, Avrupa ülkelerinde çok kıymetlidir. Çıplak gezmek isteyenler bir kamusal alan olmayan çıplaklar kampına gitmek zorundadır. Kamusal alanın korunması belki de yine ataerkil bir durumdur Batı Kamusal alanı açısından, ya da Hıristiyanlık ile bağı hala vardır bilemiyoruz ama şahsen hiç kimse ne kadın ne de erkek kamusal alanda tamamen çıplak insan görmek istemez, bundan rahatsızlık duyar.
Psikanalizde kadın “arzunun ilk yüce nesnesi”dir. Bebek önce anne bedeni yani arzunun ilk yüce nesnesi ile baş başadır. Ondan beslenir, ilk onun göğsüne dokunur bebek. Sevilmeyi ve sevmeyi ilk onda hisseder.
Erkek beden arzunun ilk yüce nesnesi olamadığı ve hiçbir zaman da olamayacağı için kadına karşı ölümcül bir kıskançlık besleyerek ataerkil ideolojisini kurmuş ve başarılı olmuştur diyebiliriz. Kimi metalaştırmış kimi de tamamen yok saymıştır!
Miras ise dinde, ekonomik şartlarla bağlantılı, kadının ekonomik güce katılımıyla alakalı değişebilir bir durumdur. Hukuk, din açısından değişkendir. Bu gün pek çok âlim mirasın eşit olduğunu hatta bireyselliğin atomikleştiği günümüzde kadına tam, erkeğe yarım miras diyenleri bile vardır. Ama en uygun günümüz şartları açısından kadının mağdur olmaması için içtihatlarında eşit miras demişlerdir.
Diğer şeylerden bahsedecek olursak yazı çok uzar. Okuru sıkmak istemeyiz. Diğer durumlar yani çeviri ve yorum çarpıtmaları ise linguistik değişimin, dilin ataerkil çarpıtmalarıdır. Zaten dil de kültür de hep erkeğin hâkimiyetinde değil midir? Dili çarpıtan Allah’ın sözünü de çarpıtır, ağzını eğer büker Allah’a iftira atar!
Bkn: Tevbe 34, Hucurat 13, Nisa 129
Velhasıl İslam öyle erkeğin nefsini yüceltmiş bir din asla değildir! İslam eşitliktir, farklılıklarımız ise sadece mübadele konumuzdur.
 
aceraydin@hotmail.com
https://twitter.com/hacer_aydn
 
 
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 8 Yorum )
Nuri
2 Yıl önce
+Son olarak da İslam'da erkeği diz kapağı ile göbeği arasını, başka erkeklere bile göstermesi haramdır. Yani İslam'da erkeğinde açıklığının cezası vardır.Sorularıma cevap verirseniz sevinrm
Nuri
2 Yıl önce
+Son olarak da İslam'da erkeği diz kapağı ile göbeği arasını, başka erkeklere bile göstermesi haramdır. Yani İslam'da erkeğinde açıklığının cezası vardır.Sorularıma cevap verirseniz sevinrm
Nuri
2 Yıl önce
+İslam'da Kur'an'da olmayan durum için sahih hadislere bakılır ki, buralarda kadının örtünmemesinden ötürü cehennemdeki durumu Efendimiz tarafından anlatılmştır.Yani hadisleri yok sayamayız
Nuri
2 Yıl önce
+Erkeğin çıplaklığı günah değil mi, kadın örtüden dolayı Kur'an'da Cehennemle tehdit dilmiş mi diyorsunuz ve kendi sorularınıza hayır cevabını veriyorsunuz.!
Nuri
2 Yıl önce
+"Zaten bir kalpte iki aşk olamaz der Kur’an." diyorsunuz. Bu hangi ayet acaba? Ben bulamadım ayeti. Belirtirseniz sevinirim.
Nuri
2 Yıl önce
+Erkeğe çok eşlilik var mıdır? sorsuna,Ayet buna ruhsat vermyor diyrsunuz.Kur'an, birden fazla kadınla evlnebilirsiniz diyor;ama aralarında adleti sağlyamazsınz diyor.Ruhsat vermyor denilmez
Nuri
2 Yıl önce
+Eğer boşanmayı kastetmişseniz, boşanmayı feshetme hakkı sadece erkeğe ait değil mi? Nikah akdi yapılırken kadına bu yetki verilmemişse, kadının boşama hakkı yoktur İslam'a göre.!
Nuri
2 Yıl önce
Hacer Hanım kaleminize sağlık, bir kaç sorum olacak size: "Bir ilişkiyi feshetme hakkı mübadelenin tüm aktörlerine aittir." demişsiniz, burada boşanmayı mı kastediyorsunuz?
BENZER HABERLER
Atilla Yayla: 1 Mayıs kâbusa dönüşmesin!
Bu ülkede ne yazık ki 1 Mayıs günü daha çok korkuyla ve endişeyle anılır. Bunda kamu otoritelerinin de 1 Mayıs’a özel önem atfederek kutlamalar yapanların da bir sorumluluğu var
Savaş Hoştaş: Heyhat Çorum...
Caddelerini, sokaklarını ve hatta sokak aralarını dahi arşınladığımız emektar şehir.
Savaş Hoştaş: Erdoğan Nefretine Devam…
Tayyip Erdoğan, İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde Refah Partili olduğu için yüzlerce asılsız söylemlerle, iftira ve yalan üzerine kurulu bir kampanyaya maruz kalmıştı. Özellikle Aziz Nesin zihniyetinde olan dönemin sol fraksiyonlarının saldırıları Erdoğan’ın itibarını zedelememiş tam tersine arttırmıştı.
Yusuf Ziya Döger: Ortadoğu’da Reddi Miras
Toplumların miras bıraktığı kültürel değerler, onlara ait toplumsal yapılanmanın anlaşılmasına ve doğru biçimde analiz edilip değerlendirilmelerine imkân sunar. Tarih bilimi aracılığıyla ancak toplumsal yapılanmaların dayandığı mirasın sacayaklarına vakıf olabiliriz. Tarihsel olarak medeniyetlerin farklı anlayışlara dayalı biçimde şekillenmelerinde başat role sahip unsur var ettiği kültürel değer üretimine ait olan mirastır. Bu miras toplumsal yapılanmanın dayandığı verinin ana unsurunu barındırır.
Yusuf Ziya Döger: Arayıştaki Kent, Bingöl
Türkiye’de 1950 sonrasında gelişen muhafazakâr iktidarlar nedeniyle Bingöl sistem muhalifliğini sanki bir kenara bırakmış görüntüsü vermekteydi. Ancak 1982 anayasa oylaması dikkate alındığında bu muhalif damarın aslında geçen otuz yıllık sürede yok olmadığını açık biçimde ortaya koydu. Şeyh Said Kıyamı ve sonrasında yaşananlar toplumda bir suskunluğa yol açmış olsa da 1982 anayasa oylaması uygun koşul ve zeminde Bingöl’ün asıl mecrasına doğru kaymaya başlayabileceğini gösteren önemli bir veridir.
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI