Deprecated: Function mysql_numrows() is deprecated in /home/sivildus/public_html/head_contente.php on line 51
Anasayfa  >   Yazar
Savaş Hoştaş: Yandaş Yazarlık Meselesi
Yandaşlık ilk kullanımda itici bir telaffuz olarak gelse aslında kelime anlamına baktığımızda hoş bir kavramdır
12 Temmuz 2015 - 01:20:19
Yandaşlık ilk kullanımda itici bir telaffuz olarak gelse aslında kelime anlamına baktığımızda hoş bir kavramdır. Yanında olmak, beraber yürümek gibi anlamları barındırır. Eskilerin dediği bir gibi “Evvel refik, badel tarik” yani “önce yoldaş, sonra yol” gerekir.
            Özellikle medya-siyaset ilişkisine baktığımızda bu kavramın doğası değişiyor/değiştiriliyor. Eğer yazarsanız ve siyasi konuları değerlendiriyorsanız bir defa kefeni giydiniz demektir. Özellikle de iktidardan yana yazılar kaleme alıyorsanız vay halinize. Halbuki “yandaşlık” sadece iktidar partisi için değil muhalefet partileri için de geçerlidir. Örneğin; Sevilay Yükselir hemen her programında, yazısında, mülakatında AK Parti’ye methiyeler diziyordu ve AK Partili seçmenler onu dava kadını ilan etmişlerdi. 7 Haziran seçimleri için HDP’ye oy vereceğini açıklayınca bir anda davaya ihanet ettiği söylendi ve hain ilan edildi. Aynı şekilde Hakan Albayrak AK Parti’yi ve Erdoğan’ı öven, destek veren ve aynı yolu yürüyen nadir entelektüel yazarlarımızdan birisidir. Ne zaman ki “Yapma Be Reis” yazısını kaleme aldı ve son seçim sonuçlarından sonra AK Parti’yi eleştirmeye başladı hemen Hakan Albayrak hakkında olumsuz söylemler başladı. Halbuki iki hata yapıldı: Birincisi Sevilay Yükselir gibi herhangi bir entelektüel ya da dava şuuru olmayan bir yazarın AK Parti yandaşı ilan edilmesi ve sonrasında hain vurgusu yapılması. İkincisi Hakan Albayrak gibi dava adamı olan, Erdoğan’a “ağabey” diye hitap eden birini – ki bu muhabbet tam bir yol ve dava arkadaşlığından kaynaklı – sırf AK Parti’yi ya da Erdoğan’ı eleştirdi diye dava düşmanı yapılması vs.
            Ülkemizde siyasete yön veren, algı oluşturan ve etkileyen en önemli alan medyadır. Medya mensupları bulundukları konum itibariyle sanki duygularından soyutlanmış robotlar olarak görülüyorlar. Hatırlamakta fayda var cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylar açıklanınca muhalefet partileri Erdoğan’ın sivil olmadığını ve sivil bir birey aday gösterilmeli demişti. Bunun üzerine de yine siyasi bir oluşum olan İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri  Ekmeleddin İhsanoğlu aday gösterilmişti. Aynı zihniyet yazarlar için de aynı şeyleri söylüyor. Diyorlar ki medya mensubu isen, elin kalem tutuyorsa siyaset yapmayacaksın. Siyaset yapacaksan kalemi bırakacak gidip bir partiye üye olacak ve söylemlerini orada dile getireceksin. Eğer böyle yapmazsan “yandaş” olursun.
            Bu anlayışa göre yandaş olduğunuz zaman tarafsızlığı da yitiriyorsunuz. Bu da ayrı bir mesele zaten. Feministlerin çok güzel bir görüşü var. Derler ki “Tarafsız bilgi yoktur. Önemli olan tarafı olduğunuz bilginin doğruluğudur” Feministlerin bu görüşüne göre birkaç örnek vermek gerekirse; mesela son tartışmalara bakalım. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na bir masa yaptırılmış, masanın değeri 240 bin lira. Şimdi bu haberi yapan “tarafsız” basın ve bunu yazan “yandaş olmayan” yazar bu bilgiye nereden ulaştı. Masanın kendisini dahi görmeden üzeri örtülü bir masaya fiyat biçiyor. Taraf olabilirsiniz ama böyle asparagas bir haberi yazar ve yayımlatırsanız o zaman “yandaş” kelimesinin itici tarafını hak edersiniz.
            Her vatandaşın bir dünya görüşü vardır. Yazarı vatandaşlıktan soyutlayamayacağımıza göre onun da dünya görüşü elbette olacaktır. Özellikle eli kalem tutan ve yukarıda değindiğin tarafı olduğu bilginin doğruluğu için uğraşan yazarlar “yandaş” olmalıdır. Yandaş olduğu zaman siyasi erke yön vermesi, eksiklerini söylemesi, güzel işlerini takdir etmesi gerekir. Buradaki yandaşlık kötü değil tam tersine olması gerekendir. Sadece eleştiren, sadece kötü yanlarını dile getiren diğer yandaşlar ise çatışmayı getirir. Hal böyle olunca da o yazarı ya da gazeteyi takip edenler orada ne yazıyorsa ona inanırlar ve kutuplaşma ortaya çıkar.
            Yazar bu tür sorumluluklarının farkında olmalı ve ona göre “yandaşlık/yoldaşlık” yapmalıdır. İyiliği emredip kötülükten sakındıran veya tam tersi kötülüğe sebep olup iyiliği engelleyen olmak yazarın kaleminin ucundadır. Oluşacak her durumda da vebali ya da sevabı vardır. İyiliği emreden ve kötülükten sakındıran yazarlardan olmamız/olmanız duası ile…
Vesselam
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 1 Yorum )
Şeyh ŞAMİL.
2 Yıl önce
YaNDAŞLIK İrani RIZA'YA VE BU BAKARA ÇOK MAKARACILARA SIFIRLAMACILARA DA OLUNCA HOŞ MUDUR...VAY BE YANDAŞLIK HOŞMUŞ...DEVAM edin OLİN YAĞLARI kullanmaya...
BENZER HABERLER
Misafir Rızkıyla Gelir…
Anadolu’da bir kültürdür misafir ağırlamak. Gelen misafire aç ya da tok olduğu sorulmaz. Ev sahipleri imkânları nispetinde, hizmette ve ikramda kusur etmezler.
Ahmet Pekiyi: Milletin Mesajı
Yaklaşık bir hafta önce ülkemizde yapılan genel seçimlerin siyasi partilere ve toplumun her kesimine özlü uyarıları bulunuyor. Demokrasinin en güzel ve güçlü tarafı bu. Demokrasi şifreli komutlar veriyor toplumun tüm kliklerine…
PYD'nin Kuruluş Amacı ve Sonucu
1998 yılında PKK’ya yardım ve yataklık yaptığı için yirmi yıllık sabrı taşan Türkiye’nin, Suriye’yi doğrudan savaşla tehdit etmesi üzerine, Bekaa Vadisi’nden çıkarılan PKK, 2003 yılında Suriye İstihbarat kurumu El Muhaberat öncülüğünde PYD’yi kurdu. (Aynı dönemde DAİŞ de Şam’daki, Sayednaya hapishanesinde İran, Rus, Fransız ve Suriye İstihbaratı tarafından kurulmuştu.)
Can Ceylan: İslâm Karşısında Sekülerizm
İslâm Karşısında Sekülerizm: Müslüman Demokratlar ve Üçüncü Bir Yol
Can Ceylan:Mesele Masa Değil Anlamadın mı?
Senelerdir söyleniyor. Söyleyenlerin dillerinde tüy bitiyor. Ama nâfile. Bu memleket şöyle lâyıkıyla muhalefet yapan kesimlerden hep mahrum.
Kemerlerinizi Sıkı Bağlayın! Partili Erdoğan Dönemi Başlıyor
Halkın umudunu yitirdiği bir noktada Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde kurulan AK Parti, tabiri yerindeyse batmak üzere olan bir ülkeyi şaha kaldırdı. 2000’li yılların başına kadar ülkenin boğuştuğu ekonomik krizler, gecelik faiz oranlarının 7500’e dayandığı bir dönemden, kalkınma hamleleriyle hem ekonomik krizi bertaraf eden hem de yatırım hamleleriyle güçlü bir pozisyon kazanan bir ülke konumuna yükseldik. Tek başına onbeş yıldır iktidarda olan AK Parti’nin gücü hiç şüphesiz Erdoğan sayesinde mümkün oldu.
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI