Anasayfa  >   Yazar
Toplumsal Aklı ve Gönlü Uyandırmak
Bir Müslümanın hayâta İslâm, yâni “selâm” (barış) getirme sorumluluğu, yâni “sivil siyâset” işlevi, göz ve zihin açıklığı ile mümkündür.
24 Agustos 2015 - 11:10:13
Can Ceylân[1]
Allâh’ın çalışma şeklini, yâni Sünnetullah’ı anlarsak, birçok sorunu, daha belirtileri ilk ortaya çıkmaya başladığında tespit edebilir ve önlem alabiliriz. Bu beceriye, modern literatürdekitâbirle “sosyal okuryazarlık” da denilmektedir. Etrâfımızda olanların ne anlama geldiğini, sebep-sonuç ilişkisi açısından nasıl bir mânâifâde ettiğini, içindeki anlam katmanlarına nasıl nüfuz edilebileceğini öğrenerek bu beceriyi kazanabiliriz. Aksi halde Allâh’ın ilham lütfuna mazhar olamaz ve bunun vebâli altında kalırız.
Allah, Sünnetullah’ın nasıl okunacağını zamânın idrakine anlatmak için peygamberler göndermiştir. İslâm inancına göre, son peygamber de on dört asır önce gelmiş ve artık iş, vahye muhatap olamayacak biz sıradan kullara kalmıştır. Ancak şimdi bizlere düşen bu ebedî mesajı “21. Asrın Işığında Müslümanlık” anlayışıyla okumak ve zamânınidrâkine söyletmektir.
Uyandırma Servisi: Sivil Farz
Ebedî mesajı, zamânınidrâkine söyletmek, bir uyandırma servisi ve önümüzdeki yolu aydınlatma hizmetidir. Bu mesûliyet, ağırlıklı olarak zamânınrûhu ilehısımlıktesis edecek kadar, onu anlayan ve anlatan müctehidlerin omuzlarındadır. Ancak bu, bir farz-ı kifâye şeklinde anlaşılmamalıdır. Akıl sâhibi her insanın kabiliyeti ölçüsünde taşın altına elini koyma sorumluluğu vardır. Bu, tâbir-i câizse, bir “sivil farz”dır. Hiçbir anayasa maddesi, devletin hiçbir resmî yönetmeliği olmasa bile, bireyin omuzlarında değil, ama kalbinde ve yüreğindeki yüktür.
Göz ve Zihin Açıklığı
Büyüklerin küçüklere ders çalışırken veya onları okula giderken söyledikleri “Allah zihin açıklığı versin” sözü, hem bir duâ, hem bir dilek hem de bir temennidir ki, kişiye fert plânında “sivil farz”ı hatırlatır. Kişinin, Sünnetullah’ı anlama sorumluluğu taşıyan birey olarak, gözü ve zihni açık olmalıdır. Karanlıkta bile “ak sütün içindeki ak kılı görebilecek” idrâke ve uyanıklığa sâhip olmalıdır.
Sivil Siyâset
Bir Müslümanın hayâta İslâm, yâni “selâm” (barış) getirme sorumluluğu, yâni “sivil siyâset” işlevi, göz ve zihin açıklığı ile mümkündür. Siyâseti; parti, parlamento, seçim, sandık gibi fâsiddâirelerden çıkarıp, nabzının attığı her anda hayâtının vazgeçilmezi hâline getiren birey, ancak ve ancak bu bakış açısıyla bir barış tedârikçisi ve müteahhiti olabilir.
Etrâfında olup biteni ve çevrilen dolapları, bir şâhin gözü keskinliği ile algılayıp, kurt tecrübesi ile idrak eden ve aslan cesâreti ile hareket eden birey ve bu bireylerden oluşan toplum, asla ve asla tökezlemek ve yoldan sapmaz. Zira bir şekilde Sünnetullah’a, yâniparçası olduğu tabiatın kurallarına tâbi olup onları hayır için iletmiş olur. Allâh’ın yeryüzünde halife yaratmasındaki “ince espri” de budur.
Bu espri, her espri gibi zekâ yâni açık ve uyanık bir zihin gerektirir. Canbaza bak oyunları, yapay gündemler, yabancı bakış açıları ve yorumlarla ayakta olsa da uyutulan bir zihnin bunları yapması mümkün değildir.
Uyanık olan zihnin, topluma şâmil hâle getirildiğinde demokrasinin unsuru olan siyâsî seçimler, kritik viraj olsa da ikmâli mümkün olmayan kırılmalar olarak yaşanmaz. “Toplumsal akıl”, her dâim çalışan bir enerji santrali gibi voltaj değişmelerine karşı tedbirli ve hazırlı olur. Toplumsal akıl, her olguyu “sebep-sonuç-sebep çerçevesi”nde her dâim değerlendirip duruş sergileme ve toplumun bireylerine yol gösterme ve yolunu aydınlatma işlevini yerine getirir.
Ülke Gündemi
Bu zâviyeden ülke gündemine bakarsak, toplumsal göz ve gönül uyanıklığımızın zâfiyetini görebiliriz. Bu zâfiyet, siyâsîtârihimizdeki habis askerî darbe geleneği, ekonomik kriz fobisi, sosyal yapıdaki uyumsuzluk alışkanlığı gibi unsurlarda kendini göstermektedir.
Birkaç adım ötede muz kabuğu görüp, “eyvah yine düşeceğim” diye düşünmek, topluma kendini kurtarıcı bir refleks kazandırmaz. Son on üç yılda yaşanan normalleşme, sosyopolitik yapıda aşı görevini yerine getiren takviyeler yapmıştır. Ancak bünye, itilaf mahfillerinde üretilen mikroplara karşı bağışıklık sistemini güçlendirecek beceri konusunda tecrübesizdir. 7 Haziran sonrası yaşanan siyâsî mahmurluk, bunun göstergesidir. Bu durumun, mâhir demirciler ellerinde çeliğe su verme sürecine dönüşmesi önemli bir adım olacaktır.
 
[1][1]Yrd.Doç.Dr., İstanbul Medipol Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi
YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
Kanlı tiyatrodan izlenimler
Tanklar araçların ve vatandaşların üzerinden ezerek geçiyor, her yerde kopmuş kol ve bacaklar ve çiğnenmiş insan cesetleri göze çarpıyordu.
Mesianizm ve Siyonizm Kıskacında Ümmet Olmak
İran’da Mehdi inancına göre -ki bu inancın tonları ülkemizde de görülmekte- Kayıp İmam vardır.
Aysel Karakuzu: Terörizm ve Milletvekili dokunulmazlığı
Nedir dokunulmazlık? Parlamenterlerin işledikleri suçlarda ve konu oldukları davalarda, yargı önünde "normal vatandaş" tan farklı olarak imtiyazlara sahip olmasına " Yasama Bağışıklığı" deniyor.
ÖZGECAN’IN RUHANİYETİNDEN İTİZAR
Öncelikle Özgecan isimli, 20 yaşındaki Mersinli kardeşimizin yaşamış olduğu menfur ve meşum hadiseden onu koruyamadığımız, ona bu barbarca/cahiliye toplumunun fertlerini aratmayacak fiili sergileyen caniyi/canileri zamanında teşhis edip ıslah sürecinden geçiremediğimiz için Özgecan’ın ruhaniyetinden bir insan, bir vatandaş olarak itizar ediyorum.
Semra Polat: Türkiye'nin Kendisiyle İmtihanı
Osmanlı İmparatorluğu’nun son demlerinden Türkiye’ye miras kalan birçok sorun bulunuyor. Bu sorunların en başında yer alan ise hali hazırda hala devam etmekte olan Kürt meselesi geliyor.
Savaş Hoştaş: Siyaset-Ahlak-Seçim-Medeniyet
Ramazan Kayan hocamızın dediği gibi “Siyasetin öznesi insandır. Ancak bu öznellik “homo politicus” yani onu sadece bir varlık kılmamalıdır”. Siyaset ciddi çekişmelerin yaşandığı, iktidar kavgasının olduğu ve “amaca ulaşmak için her yol mubahtır” deyip halka Leviathan’ı dayatan ahlak dışı parametrelerin olduğu bir alandı.
AVUSTURYA'DAN SIĞINMACILARA ASKERİ SET
KERRUBİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI
ABD'DEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
BM GENEL SEKRETERİ'NDEN KUZEY KORE AÇIKLAMASI
İNGİLİZ BAKANDAN 'TÜRKİYE' AÇIKLAMASI
TİLLERSON'DAN KİM JONG UN AÇIKLAMASI
VENEZUELA HALKI ABD'NİN 'ASKERİ MÜDAHALE' İMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
TRUMP'TAN IRKÇILIK AÇIKLAMASI
İSRAİLLİ DERNEKTEN AL JAZEERA'NIN KAPATILMASINA TEPKİ
ÇİN'DEN BMGK'NIN YENİ KUZEY KORE KARARINA TEPKİ
DUTERTE: İNSAN HAKLARI MI? CANI CEHENNEME!
MISIR'DA BOMBALI SALDIRI