huzun @ sivildusunce.com
Carsambayı sel aldı, bir yar sevdim el aldi..
Bu türkü, cocuklugumda Selehattin ögretmenimin dilinden düsmüyordu. Ilk ondan mi duydum bilmiyorum, fakat bu sarki onunla birlikte benim hafizama yerleşmiş. Almanya'da okulda benim Türkce ögretmenimdi. Bize bu sarkiyi mirildanirken, sevdigi kızı düsünürdü. Carsambali idi kiz. Babasi vermemis Selehattin ögretmene. Bu hikaye de kalmis, ta o zamanlardan aklimda. Selehattin ögretmen bizden biriydi. Samsunun bir köyünde dogup büyümüs, sonra Almanya ya gelmis ve Türkce ögretmenligi yapiyordu. Diyebilirim ki onunla beraber Türkce dersleri renk almaya baslamisti. Nedenini hic anlatmadi, fakat bize diger ögretmenlerden alışık oldugumuz askeri disiplini ögretmek yerine daha cok sohbet eder, türkü söyletirdi. Oysaki ondan önceki ögretmenimiz bize disiplinli bir sekilde inkilap tarihini ezberletmisti. Simdi şükürler olsun hic birinin aklimda olmayan, fakat o zamanlar hepsini takır takır saydığım o tüm tarih ve kahraman olaylarla doldurmustu icimi. Teker teker tahtaya kaldırp yoklama yapıyordu, hala ögrenmeyen var mı diye. İşin enteresan tarafı, olayı veya o zamanki cocukluk hayatımı bu günkü gözümle gördüğümde, diyorum ki, iyiki o günleri sag salim atlatmisim, da kisiligimde sizofrenlik veya baska bir dengesizlik veya bozukluk kalmamis. Evde besmeleyle oturup kalkan bir aile, okulda batinin bize karsi umursamaz tavri ve Alman olmayan her kisiye asagılık algısı veren bir ortam; Türkce derserinde senede bir tatillerde ugradigimz bir ülkenin resmi tarihinin her sacmaligiyla ezbere ögreten bir sistem; pazarlari da ayni sekilde öldükten sonra akıbetimizin kurturulmasi icin hazirlanmis ezberlemeler...
Bu günkü yasanmisliklarimla olaya bakinca cocuklugum tam da cehennemin icinde gecmis de ben farkinda olmamisim. Allahtan Selehattin ögretmen gibi nadir insanlar vardi da, bazi türküler hala aklimda. Hepimizin cennete bulusma umuduyla...