can @ sivildusunce.com
Yapılan referandum ve bu referandumda çıkan ve bizim Cihangir cemaatini sevindiren “Hayır” sonucunun da hiçbir hükmü kalmamıştır. Bizim Cihangir cemaatinin sevinci yine kursaklarında kalmıştır.

Demirel’in Şapkası ve Çipras’ın Ceketi

Türk halkı ve Yunan halkının birçok benzer tarafları olduğu bilinir. Yüz yıllardır aynı coğrafyayı paylaşan insanların bu benzerliklerine şaşmamak gerek. Doğu Akdeniz’in Ege kıyılarını paylaşan bu insanların arasındaki tek fark, coğrafî olarak Ege Denizi’nde on iki mil ve inandıkları dindir. Bu gibi birkaç farklılığın hâricinde, Selânik’teki Yorgo Amca ile Ayvalık’taki Hüseyin Amca’nın yaşam tarzları hemen hemen aynıdır.

Bu benzerlik siyâsete de yansımıştır. Siyâsetçiler, Ege’nin iki kıyısı arasındaki çekişmeyi seçmen kitlelerine karşı kullanır, oy devşirirler. Bu çekişme bâzen Türk-Yunan düşmanlığı, bâzen de Türk-Yunan dostluğu şeklini alır. Ama her iki tarafın da kalkıp başka topraklara gitme gibi bir seçeneği olmadığı için bu böyle sürüp gidecektir.

Yunanistan’ın içinde bulunduğu ekonomik kriz, Türkiye’nin çok da yabancı olduğu bir durum değil. Daha on üç yıl önce, Türk yetkililerin önünde el pençe durduğu Avrupa’nın kapısında bugün Yunanistan başbakanı Çipras durmaktadır. Her ne kadar daha düne kadar kuyruğu dik tutmaya çalışsa da 13 Temmuz’da yapılan ve on yedi saat sürdüğü bildirilen toplantıdan çıkan sonuçta, Yunanistan AB’nin şartlarına temsil olmuştur. Yapılan referandum ve bu referandumda çıkan ve bizim Cihangir cemaatini sevindiren “Hayır” sonucunun da hiçbir hükmü kalmamıştır. Bizim Cihangir cemaatinin sevinci yine kursaklarında kalmıştır.

Ceketimi Alır Çıkarım

14 Temmuz târihli bâzı gazeteler, Yunanistan ile AB arasında yapılan ve Yunanistan’ın Duyûn-u Umûmiyesi olarak nitelendirilen anlaşmayı haber yaparken Çipras’ın ceketini alıp çıkarkenki fotoğrafını kullandılar.

Bu fotoğraf bana, Türk siyâsetinde “şapkayı alıp gitme” alışkanlığını hatırlattı. Oysa Çipras ne umutlarla ve ne vaadlerle gelmişti.

Gençti ve yakışıklıydı. Dinamik bir havası vardı. Miskin yaşlılara olduğu kadar gençlere de umut veriyordu. Bizde “iki anahtar” verme ve “500 günde her şeyi düzeltme” vaadiyle gelenlere benziyordu.

Lacivert takımlı, kravatlı ya da koyu renk döpiyesli bürokratların aksine, kravat takmadığı gömleğinin kollarını sıvıyor ve gençlik yıllarından beri yaptığı gibi kitlelere güzel konuşuyordu. Bununla da yetinmedi; Avrupa’nın dayattığı şartları seçmene sordu. “Evet” çıkarsa istifa edeceğini söyledi. Bizdeki “sine-i millete dönme” tavırlarını hatırlatıyordu.

Genel seçimlerden zaferle çıktığında ilk muhatap kaldığı sorulardan birine, “Ege Yunanlıların değildir. Ege Türklerin değildir. Ege, balıklarındır” diye cevap vermişti. Bizim Cihangir cemaatinin gönlünü çalmıştı. “Ege bir Yunan gölü değildir. Ege bir Türk gölü değildir. Binaenaleyh, Ege bir göl değildir” sözlerini hatırlatmıştı.

Çok şükür Türkiye’de şapkayı alıp gitmek, artık acı bir siyâsî hatıra olarak hatırlanırken, Çipras AB’nin şartlarını kabul edip, referandumdan çıkan “Hayır” sonucunu geçersiz kıldığında yapacağı tek şey ceketini alıp gitmek oldu.

Yunanlılar “ceketi alıp çıkmayı” nasıl yorumlarlar bilmiyorum. Ama Türkçe’de ceketi alıp çıkmak, her şeyi bırakıp, hiçbir şeye eyvallah etmeyip gitmektir. Ancak Çipras’ın bunu yapma lüksü yok.

Çipras’ın ODTÜ Solculuğu ve Yunan Mondrosu

“ODTÜ Kimin?” başlıklı yazımda uzun uzun anlatmıştım. Okurken sıkı sosyalist geçinenler, mezun olmaya yakın kapitalist şirketlerin cici mülakat uzmanları karşısında sıraya girerler.

Çipras’ın onca dik kuyruk tavrına rağmen, hatta üstüne bir de referanduma gidip “Hayır” sonucu almasına rağmen, şimdi âdeta “Yunan Mondrosu” olarak kayıtsız şartsız kabul ettiği ekonomik şartlar karşısındaki tavır, bana bizim ODTÜ’nün sosyalist-kapitalist kırmalarını hatırlattı. ODTÜ’lü sosyalistlerin şirket mülakatlarındaki tavır ile Çipras’ın AB Parlamentosu’nda Belçikalı Liberal Grup Başkanı Guy Verhofstadt’tan yediği fırça da sonucundaki zoraki tebessümü, Ege’nin iki tarafındaki benzerliklere yeni bir örnek oldu.


 

Yrd.Doç.Dr. Can CEYLANİstanbul Medipol ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler BölümüÖğretim Üyesi