bulent @ sivildusunce.com


Feminist Ayetler
Sevgili okur, 
Bu başlık seni avlamaya ya da tavlamaya yönelik bir girişim değildir.
Kafanın karışması ve rahatsız olman muhtemeldir 
Ki; bu beni memnun eder.


‘Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık.’
- Hucurât /  13
 

‘Eşleriniz sizin elbiseleriniz, siz de eşlerinizin elbiselerisiniz.’
- Bakara / 187


‘Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler.’  
-Tevbe – 71

Derken ikisi de o ağacın meyvesinden yediler. Bunun üzerine edep yerlerinin açık olduğunu fark ettiler. Derhal cennet yapraklarıyla üzerlerini örtmeye başladılar. Böylece Âdem Rabbine karşı geldi de şaştı kaldı.’
- Tâhâ – 121

Bu âyetler burada, işte tam da burada dursun.
Kalbimizde, ruhumuzda, aklımızda…
Biz göbeği şişkin, zevki pişkin erkeğin hikayesine dönelim,
Yani; erkeğin kendini egemen; kadını da köle kılmak için uydurduğu 
Ya da çok zaman tahrif ettiği beşerî ve semavî hikayesine: 

-I-

Meyveyi yediler ve düştüler…

Biz de egemen erkeğin ‘yalan’ meyvesini yedik, topluca o kuyuya düştük…


Kadının kendisi ve bilâhare cinselliği, Hristiyanlık nazarında ilk günahtan bu yana Şeytan'ın var oluş zemini, doğası, kendisi.
Yahudilikte farklı mı? Hayır… 
Hâlâ Talmud'da,  Kutsal Kitap'ta  kadın bir maldır ve baba kızlarını satabilir.
İslamiyet'te yani; Kur'an’da doğrudan doğruya bu argümanı doğrulayacak 
bir âyet olmasa da yorumlamalarda, toplumsal hayatta kadın, sinsidir, yılandır, Şeytan tarafından kandırılmıştır,  kötüdür, kötünün kaynağıdır, o yüzden ondan kaçınmak gerek.
Budizm'de kadın murdardır.
Antik Yunan'da kadın bir zevk aracıdır ve bunu bizim Eflatun diye bildiğimiz Platon  söyler.
Hani Gladyatör'lere sunulan o mebzul mahluk !
Yine Hristiyanlık’ta kadın kilisede susmalı, arkaya oturmalı, başını örtmeli, örtmezse saçını kazıtmalı, 
Bu pasajlar Paul'un  Korintliler'e mektuplarında yer alır, 
İncil'e de dahil olmuştur! 
Ki; Paul’un mektupları İncil’in üçte birini teşkil eder…
 

-II-

Nature is Satan's church. /

Doğa Şeytanın mabedidir.
Kadın ise Şeytan'ın bedeni.

Nietzche'nin Kitab-ı Mukaddes yorumu:

'' Tanrı'nın ilk hatası, insanı can sıkıntısından kurtarmak amacıyla hayvanları yaratmasıdır; ikinci hatası ise kadını yaratması.
Kadın, Tanrı'nın ikinci hatasıdır, 
'Kadın özünde yılan'dır, Havva'dır' bunu her rahip bilir.
'Dünyadaki tüm felaketler kadından gelir.'  Her rahip bunu da bilir.''

 
Cadılığın kehanetle, büyüyle, keramet ve mucizeyle ilişkisi, kadınlığın doğayı temsil etmesi nedeniyledir. Ancak natura  naturans anlamında değil, natura naturata anlamında. 
İlki erkeğin vasfı. Tanrı'nın. 
İkincisi mahlukatın. Doğanın. Kadının. Akıldan uzaklığın.
Antik çağlarda histerinin, orta çağlarda melankolinin, modern çağda depresyonun kendisine yakıştığı, yakıştırıldığı biricik varlığın da kadın olması asla tesadüf değildir. Akıldan uzaklığın nimetleri kadar külfetleriyle de başa çıkmak zorunda bırakılan kadın. Kehanetin mebdei. 
Nitekim her kadın küllerinden dirilir. 
Bir daha. Bir daha. Her kadında. Her defasında. 
Hakikatin bilgisi akıldan feragat edilmedikçe üstlenilemez. 
Delirmek, yani cinnet hikmetin biricik koşuludur. Ödülü değil, koşulu.
 
Öyle ki madalyonun bir yüzünde seçenekleri sınırlı azizelerin dua ederek kendilerinden geçtiği acı, tanrı ve kadın.
Diğer yüzünde seçenekleri sınırsız yakılacak kadınların dans ettiği doğa, şeytan ve kadın üçlemesi.
Tanrısal çünkü ölümcül.
 
-III-

Evet,
Biraz uzunca bir dibaceden sonra gelelim ‘Feminist Ayetler’ mevzuuna:


Feminist Ayetler, kadın ve erkek arasındaki adaletten bahseder. 

Ama;  bir dostumun da dediği gibi: 
-Biz kadınları güçsüzlüğe siz erkekleri egemenliğe iman ettirdiler.

Kadın hakikatin turnusol kağıdı gibidir;
Bunu hâlâ fark edemedik, eyvah!

Ekseriyetle biz erkekler  -bazen de kadınlar- yanıldık ve yanılttık…

Evet, 
Bize yalan söylediler;
Kadın da erkek de Allah katında birdir,
Adil olun, zalim olmayın !
Erkekler, annelerini bir düşünüversin hele...

Feminizm, Batı'nın keşfi olabilir ancak; kadına yapılan haksızlıklar evrenseldir...

İslam, kadına karşı cinsiyetçi değildir ama; müslüman erkekler -buna kadınlar da dahil- cinsiyetçiliği meşrulaştırıyor, tahakküm uyguluyor!

Kur'an da hiçbir âyet erkeğin kadına üstün olduğunu ve tahakküm uygulamasını söylemez. 
Doğu'yu bütünüyle pir ü pak görmek, İslam'ın buyruğu değildir. 
Allah adına din uydurmayın.

İslam, feminizmi dışlamaz. Hakkaniyetiyle kucaklar. 
Cahiliye adetlerini devam ettirenler bunu anlamaz.

-IV-


-Bir kadının yüzüne baktım ve henüz doğurmadığı çocukları gördüm. Bir kadın yüzüme baktı, daha o doğmadan ölmüş atalarımı gördü, der Halil Cibran…

Öyle ya değil mi ki;

Bir kadın, mimiklerinde dünyayı gizler !
Erkek, ne aptal;
Bunu fark etmez...

Allah'ın hediyesini bir şeytan ilhamına döndürmek.
Kadını şeytanın mabedi haline getirip cadılaştırmak, 
Duayı bilmemekle ilgili olmalı!
İnsanın karanlık yönlerini dürtükleyerek, aydınlığı bastırmak.
Rahmeti gazabını geçmiş Allah'ın, 
Gazabının her şeyi kuşattığını sanmak ve rahmetin pencerelerini tıkamak!
Akıl, duaya engel olan en büyük tuzak olarak kibrin mekânı!

Erkek,  tarihte ve de şu anda  aklını ve gücünü esfel-i safilin yönünde 
öyle kullanmış ki; kadını kendine köle ve hizmetçi kılmak için Allah’ın âyetleriyle bile oynamış…

Çok zaman, sanatı, bilimi ve felsefeyi buna oyuncak etmiş…

Erkeğin, bu egemen haline destek olan, 
Onun krallığını koruyan kadınlar da yok mu? 
Elbette var…

Hatta zihinler öyle bir iğdiş edilmiş ki; geçmişte ve bu zamanda da kadınların erkeklerden daha çok kadınları ezdiğine şahit olduk… 

Allah, kadınları, çocukları ve erkekleri hasılı insanlığı bu adil olmayan mevcut durumdan uzaklaştırsın ve  adaleti tesis etmemize yardım etsin, Vesselam...


ozdamanbulent@gmail.com