bilal @ sivildusunce.com

Zirve, göklerde değil köklerde, derindedir. İrfan ve hikmet, yoldaşımız olursa o zaman anlatanlar sömüreceğine, yaşayanlar büyütür sizi…

Edebiyat ve sinema dünyamızdaki sahte insanlar, tarihimizi eğip bükme konusunda pek mahirlerdir.

Diriliş Ertuğrul dizisinin ilk sezonu mesela. Selahaddin Eyyubi ve evlatları Nizam-ı Alem’i tesis ederken Ertuğrul bey daha çocuktu, belki tahta kılıçla Eyyubi destanının masallarıyla büyüyordu.

Birileri diziyle göz göre göre yalanlar atıyor sonra bu yalanlara utanmadan kendisini inandırıyordu. Sürekli yalan atarsak zamanla inandırırız hamlesi yerini nereye bıraktı peki?

Diğer Müslüman beldelerden gittikçe kendisini uzaklaştıran, kendini kibirli bir yalnızlığa hapseden acizliğe…

Ertuğrul beyi Ertuğrul Gazi yapan şahlanış, Doğu’da değil Batı’da, Söğüt civarında, ömrünün sonbaharında olmuş, o da savaşmaktan ziyade Bizans-Selçuklu arasında savaşmama siyasetini izlediğinden dolayı, insanların Moğol zulmünden onun obasına gelişiyle...

Selahaddin Eyyubi ve evlatlarıyla görüşmemiştir bile tarihi verilere göre! Halep emiri El-Aziz ve dayısı Atabey hikâyesi yalandır. Selahaddin Eyyubi’nin çocuğu ve amcası o dönemlerde Şam civarındaydı!

Eyyubiler, canıyla kanıyla Moğollara ve kendilerine mankurt  yaptıkları  bazı Türkmen aşiretlerine set olmasaydı eğer, Anadolu tamamen yerle bir edilecek, belki maazallah Moğollar Hicaz’a bile girmeye yeltenecekti.

Peki edebiyat, sinema, sanat dallarında tebliğ metoduyla hareket ederken Abbasi ve Eyyubi ve Osmanlı tecrübesinden mi yola çıkacağız? Yine hayır, onlar tarihin alanıdır.

Zikrettiğim alanlarda ancak Asr-ı Saadet tecrübesiyle yola çıkarsak, Nebevi dönemin muhteşem imparatorluğunu halklarımıza kızıl elma olarak yön edindirirsek, o zaman birliği sağlarız…

Yoksa kutlu mücadelelerinin edebiyatını parçalayarak, tüccarlığını yaparak, reyini devşirerek, magazin filmlerini kasarak… Böylesi nesil yaşamaz, yaşamadığını haykırır, münafıklığa yol açar…

Böyle vahim ahval ile de birleşme olmaz, zaman geçtikçe, münafıklığın verdiği bereketsizlikle azgınlıklar arttıkça eldeki vatanlardan da olunur, vesselam.

 

Bilal Yavuz