huzun @ sivildusunce.com
Hay Allah'im, bir çocuk doğum günü partisine alınacak bir hediyeyi ne kadar da büyük bir problem yaptı, diye düşündüm, kadının bana gönderdiği uzunca cevabi alınca. Halbuki benim düşüncem, nasıl olsa çarsıya gideceğim, hediyeyi de çarsıdan alabilirim idi. Türkiye de nasıl bilmem, fakat Almanya da doğum günlerine her hangi bir hediye ile gidilmiyor artık. Her şey mükemmel bir şekilde organize ediliyor. Çocuğun ebeveyni herhangi bir oyuncakçı dükkânına çocuğuyla önceden gidiyor. Orada doğum günü kutlayacak olan çocuk çeşitli oyuncaklar seçip, adinin üstünde yazılı olan bir kutuya dolduruyor. Bu arada oyuncakların fiyatları da 10 ve 15 EUR arası bir miktar tutulacak şekilde, yani ne çok az, ne de çok fazla olması suretiyle seçiliyor. Oyuncak kutu içi doldurulduktan sonra bir özel olarak yapılmış bir köseye yerleştiriliyor. Bu partiden üç hafta önce hazırlanmış olan prosedür çocuğun davet kartlarının üzerine yazılıyor. “Sevgili ...., sen de doğum günü partimde aramızda olursan çok sevinirim.... yer ve tarih bilgilerinden sonra da o cümle her doğum günü davetiyesinin altına eklenmiştir: Filanca dükkanda veya mağazada adımda hediye kutum bulunmaktadır. İşte bana da öyle bir davetiye getirmişti yedi yaşındaki kızım. Verdikleri dükkan tam yolumun üzerinde olmadığı için, çarsıdan bir şeyler alırım diye düşünmüştüm. Çok yanlış bir şey olsun istemediğimden çocuğun annesini aramıştım, hani ne gibi şeylerden hoşlanır diye. Kadın bana, benim böyle bir durumda verebileceğim tepkinin yerine “aman hiç sorun değil, fazla sorun olmasın size, bir kitap olabilir mesela” gibi değilde bana uzunca bir mesaj attı. Oğlunun bütün istekleri o kutunun içinde olduğunu, kutudan hangi hediyelerin alınıp alınmadıklarını bilmediğini, eğer iki gün daha bekleyebilirsem kendisinin dükkana gidip kutuyu kontrol edebileceğini ve oradan bana kalan hediyeler hakkında bir fikir verebileceğini, olmadı kendisinin kutudan bir hediye satın alıp (10 ve 15 EUR arası fiyatı da tabii ki tekrar belirtti) benim ona parayı verebileceğimi de uzunca hiç de üşenmeden yazdı. Aman Allah im, konunun bu kadar uzayıp bu boyuta geleceğini hiç tahmin etmemiştim. Sorduğuma utandım ve kendime kızdım. Sonra düşündüm de, acaba bu olay sadece Alanlara has bir düşünce mi, yoksa bizim su modern dediğimiz hayatla mi ilgili. Neden her şeyi kontrol etmek isteğindeyiz veya olumsuzlukları tamamen hayattan silmek isteriz? Ben bana verilen her hediyeye sevinirken ki, çok saçma bir şey hediye edildiğinde onu hediye edenin karakterine es geçiyorum, o yedi yaşındaki çocuk her sürprizi kötü olma olasılığı yüzünden hayatından silmek üzere. Tabii ki çocuk değil, daha çok yetişkinlerin kurmuş oldukları bu sisteme onları daha küçük yasta sokmuş oluyorlar. Hayattan sürprizlerin sırf kontrolümüz altında olmadıklarından ve kötü de olabilecekleri için çıkabilmiş olmaları, hele de o körpe yasta bana çok garip geldi. Keşke annesine hiç sormayıp çocuğa görüp de kendi beğendiğim bir kitabi alsaydım da ona hayatında her şeyin kontrol edilemeyeceğini öğretseydim. Kim bilir, belki de hiç ummadığı bir şeyi hediye aldığı için sevinecekti.