Sözleşmenin kaldırılmasına yönelik, kadın örgütleri ve siyasi parti tesilcileri açıklamalarda bulundu.
KADEM
“İstanbul Sözleşmesi kadına şiddetle mücadele için önemli bir girişimdi. Geldiğimiz noktada zemininden koparılmış ve toplumsal bir gerilim öznesi haline dönüştürülmüş durumda. Verilen fesih kararını da bu gerilimin bir neticesi olarak okuyoruz. Kadın ve Demokrasi Derneği olarak bu konudaki tercihimiz, Avrupa Konseyi’ne söz konusu tartışmaları bertaraf edecek bir yorum beyanı verilmesi yönündeydi. Nitekim şimdiye kadar hükümetin kadın hakları konusunda tüm ön açıcı ve destek politikalarıyla önemli kazanımlara imza atıldı. KADEM olarak, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da "Varoluşta Eşitlik Sorumlulukta Adalet" sloganıyla genel kadın hakları mücadelesinde kazanımlarımızın ısrarlı takipçisi olacağız. Şiddetle mücadele noktasında 6284 sayılı kanunun daha da güçlendirilmesi ve uygulamalardaki sorunların giderilmesi için tüm gücümüzle çalışacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz."
CHP'li Kadın Yöneticiler
CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke: “Ülke adına karanlık bir güne uyandık. Kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi, bir gecede tek adam hükümeti tarafından feshedildi! Bu kararla, koruma ve uzaklaştırma kararlarına rağmen en güvenli yer olan evlerinde hatta sokak ortasında katledilen binlerce kadın; bir kez daha öldürülmüştür. 42 milyon kadının hakkı elinden alınmıştır.
Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi için devlete sorumluluk yüklemektedir. Psikolojik şiddet, ısrarlı takip, fiziksel şiddet, zorla evlendirme, cinsel ve ekonomik şiddet de dahil olmak üzere kadınları her türlü şiddetten koruyan en kapsamlı sözleşmedir. Şimdi AKP hükümetine soruyoruz: “Bu sözleşmenin neyinden rahatsız oldunuz?
Kadını yok sayan düzenden doğan kadına yönelik şiddetin ateşini harlamak, şahsım hükümetinin haddi değildir. Kadına karşı vahşet ve aile içi şiddet vakalarında yaşanacak artışın vebali, İstanbul Sözleşmesi’ni feshedenlerin boynundadır.
20 Temmuz sivil darbesinin failleri durmuyor, haksız, hukuksuz ve adaletsiz uygulamalarına devam ediyor. Dün gece TBMM’ye bir darbe daha yapıldı ve kadınların uzun mücadeleler sonucunda elde ettiği kazanımlar heba edildi, evrensel değerlerden uzaklaşıldı.
Meclis’te oy birliğiyle kabul edilmiş olan İstanbul Sözleşmesi, milletin iradesi yok sayılarak feshedilemez. İnsan hakları, temel hak ve özgürlükler alanındaki sözleşmeler TBMM kararıyla; yani kanunla alınır. Bu karar açıkça anayasamızı da yok saymaktır. Kadın cinayetleri politiktir. Biz, Erdoğan’ın TBMM’yi ve hukuku yok sayarak aldığı İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını tanımıyoruz, tanımayacağız!"
CHP PM üyesi Aylin Nazlıaka: “Biz kadınlar korkmuyoruz, sinmiyoruz, zalimlere itaat etmiyoruz, geri durmuyoruz. Onlar korku yaymaya çalıştıkça, bizim örgütlü gücümüz her geçen gün büyüyor. Onlar dallarımızı budamaya çalıştıkça, bizim köklerimiz güçleniyor. Bundan sonra bulunduğumuz her alan; sokaklar, mahalleler, meydanlar dahil bizim için mücadele alanıdır. Vicdan sahibi her erkeğin annesi, eşi, kardeşi, arkadaşı olan ve yaşamın eşit ortağı olan kadınlarla beraber olacağını biliyoruz. Biz, hep birlikte bu zulme dur diyeceğiz. Türkiye’ye aydınlık günleri bizler getireceğiz!"
***
Sözleşmenin fehsedilmesine tepki gösteren kadın dernekleri, başta İstanbul olmak üzere birçok ilde protesto gösterileri düzenledi. İstanbul Kadıköy'de bir araya gelen kadınlar, "İstanbul Sözleşmesi bizim, vazgeçmiyoruz" pankartlarıyla "Yıllardır verdiğimiz mücadeleyi bir gecede silemeyeceksiniz. Kararı geri çek, sözleşmeyi uygula!" sloganı attılar.
***
Ankara Sakar Caddesinde bir araya gelen kadınlar, polislerin kapattığı barikatı "Aç aç, barikatı aç" sloganlarıyla açmaya çalıştı.
***
İzmir Alsancak’ta ise Türkan Saylan Kültür Merkezi ve Alsancak İskele'sinde buluşan kadınlar, "İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğiz" sloganları atarak şu açıklamada bulundular: "Biz Türkiye devleti halihazırda İstanbul Sözleşmesi’nin tarafıyken kanımızı donduran kadın ve LGBTİ+ cinayetlerine şahit olduk. İstanbul Sözleşmeni uygulamaktan aciz bu iktidar şimdi kadınların elindeki tek dayanak olan İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı aldı. Bu kararla kadınların ve LGBTİ+ yaşam haklarına doğrudan saldırarak biz İstanbul Sözleşmesi için mücadele edenlere savaş açtı"
Sivil Düşünce Haber Portalı
sivildusunce.com