Ekonomik savrulmanın derinleştiğini ve devam ettiğini belirten Tatlıoğlu açıklamasında
şunları söyledi:
“Merkez Bankası Başkanı değişimi adeta Türk ekonomisine bir suikast etkisi yapmıştır.
Türkiye’nin itibarı tahrip edilmiştir. Bunun yansımalarını görüyoruz. Faizlerin yüzde 19’a
çıktığı Kasam Mart döneminde Türkiye’ye yaklaşık 16 milyar dolar yabancı girişi olmuş ama
22-23 Mart’ta 6,5 milyar dolarlık bir çıkış olmuştur. Bu sorumsuz devlet yönetme yapısından
kaynaklanmaktadır.
Bizim gibi ekonomilerde temel sorun öngörülebilirliktir, bu güvenle alakalıdır. Sürüklenerek
yönetilen bir Türkiye olamaz, buradan bir çıkış yapmamız gerekir. Bütün Türkiye Merkez
Bankası’nın yeni başkanından 128 milyar dolarlık döviz rezervi ile ilgili kamuoyu ile bir
paylaşım beklemektedir. 128 milyar döviz rezervinin kamuoyu ile paylaşılması zaten Merkez
Bankası’nın yapması gereken birşeydir o nedenle yazılı olarak görüşlerini paylaşan yeni
Merkez Bankası Başkanından kamuoyunun beklediği bu 128 milyar dolarlık döviz rezervini
paylaşmasıdır.
ERDOĞAN’DAN EN AZINDAN BİR SOĞUK DURUŞ BEKLERDİK
Devam eden bir başka konu ise, Doğu Türkistan’daki mezalimdir. Geçen hafta yapılan Çin
Dışişleri Bakanı Erdoğan görüşmesi bu açıdan manidardır. Hele ortada kanka el tokalaşması
gerçekten Doğu Türkistan’daki soydaşlarımızı, dindaşlarımızı ve bütün buna hassasiyet
gösteren Müslüman alemi üzmüştür. Burada tabii ki, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
Sayın Erdoğan’dan en azından bir soğuk duruş ve en azından bununla ilgili kamuoyu önünde
bir paylaşım beklerdik. Bu nedenle içimizdeki sızının şiddeti artmıştır. Kardeş kanı üzerinden
pazarlık olmaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizden ortak bildiri talebimize cevap
gelmemiştir. Bunu tekrarlıyoruz ve TBMM’deki partilerimizden bilhassa Ak Parti ve
MHP’den bildiri konusunda adım atmaları konusunda beklentimiz devam etmektedir.
UYUŞTURUCU KONUSUNDA DEVLET KADEMESİNDE CİDDİ TEDBİRLER
ALMALIYIZ
Türkiye’de uyuşturucu ve bağımlılık süratle artmaktadır. Yüzde 600’lük bir artış söz
konusudur. Araştırmalar İstanbul’un bile yakınında dünyanın uyuşturucu ve bağımlılıkta zirve
şehirlerinden birisi olma ihtimalini yüksek görüyor. Ekonomik bunalım gençlerin özellikle
mutsuzluğu, işsizliği, ifade özgürleri konusundaki atmosferin daralması, özgürlük alanlarının
daralması, mültecilerle beraber ortaya çıkan sorunlar Türkiye’de sosyoekonomik bir krize
dönmektedir. Özellikle 15-24 yaş arasındaki 13 milyon gencimiz çok ciddi tehdit altındadır.
Yarına çok daha büyük sorunlarla uyanmamak için bu konuda devlet kademesinde, siyaset
kademesinde ve toplum kademesinde çok ciddi tedbirler almamız, çözümlemeler bulmamız
gerekmektedir.

MİLLETİN İRADESİNDEN DAHA BÜYÜK BİR İRADE YOKTUR
Bir başka konu ise yeni vesayet sistemidir. Bir Kaymakam’ın insanımıza maraba davranışı,
Bakanların parlamenterlere nobran davranışının bir yansımasıdır. Türkiye’de 28 Şubat’ın çok
üzerinde yeni bir vesayet anlayışı vardır. Atanmışların seçilmişler üzerinde bir tahakkümü söz
konusudur. Saray ve etrafındaki davranış tarzı milleti azarlar ve maraba muamelesi yapar
duruma gelmiştir. Türkiye bu vesayet sistemini kabul edemez. Tümüyle reddediyoruz milletin
iradesinden daha büyük bir irade yok, Millet Meclisinden daha büyük bir irade yok ve
insanımızdan daha kıymetli bir varlığımız yoktur.”