Son haftalarda kamuoyuna yansıyan uyuşturucu, kara para aklama ve fuhuş operasyonları ile magazinsel isimlere yönelik yapılan operasyonlar, aslında çok daha derin ve rahatsız edici bir soruyu yeniden gündeme taşıdı: Ketamin Türkiye’de nasıl bu kadar erişilebilir hâle geldi?
Özellikle Şeyma Subaşı ve şarkıcı Yusuf Güney gibi tanınmış isimlere yönelik gözaltı kararları çıkarılması ile başlayan süreçte, kan tahlillerinde kokain ve etken maddeleri ile ketamin adlı anestezi ilacının üzerinden yürüyen konular, ister istemez dikkat çekiyor. Şeyma Subaşı ve Yusuf Güney gibi magazin basının üst sıralarındaki isimler de bu tartışmaların merkezine yerleşti.
Bu mesele gerçekten yalnızca birkaç ünlünün özel hayatına mı dair, yoksa sistemin görmezden geldiği daha büyük bir boşluğu mu işaret ediyor? Zira çalkantılı yaşantısı ile tanınan Şeyma Subaşı ve “astral seyahatler” yaptığı yönünde açıklamalarda bulunan Yusuf Güney gibi isimlerin, ketamin kullanımına bağlı halüsinasyonlar görebileceği yönündeki düşünceleri güçlendiriyor.
Ketamin Nedir, Neden Tartışılıyor?
Özellikle sosyal medya ağlarında oldukça tartışılan ketamin konusunda küçük bir araştırma yapıldığında; tıp alanında özellikle veteriner hekimliklerde kullanılan güçlü bir anestezik madde olarak karşımıza çıkıyor. At, kedi, köpek ve diğer hayvanların cerrahi işlemlerinde yaygın olarak tercih edilen bu madde, insanlarda ise yalnızca sınırlı, kontrollü ve düşük dozlarda; belirli psikiyatrik sorunların tedavilerinde kullanımı ile biliniyor.
Ancak tıbbi literatür, ketaminin aynı zamanda: Bilinç kopması (dissosiyasyon), hafıza kaybı, serçeklik algısında bozulma, halüsinasyon ve trans benzeri hâller gibi etkilere neden olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Sorun da tam olarak burada.
Hayvanlarda Anestezide Kullanılan İlaç Sokakta Ne Arıyor?
Eczacı ve veteriner hekimler ketamini “hayvan tedavisi amacıyla” temin edildiğini söylüyor ancak sahadan gelen bilgiler, bu maddenin amaç dışı kullanımlarla el değiştirdiği yönünde ciddi soru işaretleri barındırıyor.
Daha da önemlisi; ketamin gibi kontrollü bir madde, hangi mekanizmalarla bu kadar kolay ve nasıl suistimal edilebiliyor?
Denetim mi eksik, yoksa görmezden mi geliniyor?
Sokak Köpekleri Üzerinden Elde Edilen Bağışların Ketaminin Sokağa İnmesinde Payı Var mı?
Türkiye’de uzun süredir çözülemeyen sokak köpeği sorunu, artık yalnızca bir hayvan hakları meselesi olmaktan çıkarak sosyal bir sorun ve trajedi haline gelmiş durumda. Zira sokakta başıboş gezen köpekler sürüler halinde dolaşarak özellikle okula giden savunmasız çocuklar için ciddi tehlike oluşturuyor. Tüm bunlara rağmen halâ bu soruna yönelik atılmış elle tutulur bir kriz yönetimi oluşturulmuş değil.
Bilinçli bir şekilde hazırlanarak sosyal medyada dolaşıma sokulan, “Torbaya bırakılmış köpek” videoları, “Ağır yaralı, acı çeken hayvan” paylaşımları ile acil bağış çağrıları… İnsanların duygularını ve iyi niyetlerini suistimal ederek hazırlanan bu planlı görüntüler üzerinden ciddi bir bağış ekonomisi oluştuğu biliniyor. Basına daha önce de yansıdığı üzere, bazı derneklerin ve bireysel oluşumların mali trafiği oldukça büyük meblağlarda ve şeffaflıktan uzak bir seyir izliyor.
Bu noktada örtülü bir “yasaklı” düzenin olabileceği konusu açığa çıkıyor; sokak köpekleri, ketamin gibi maddelere erişimde bir “kılıf” olarak kullanılıyor olabilir mi?
Bu bir suçlama değil; cevaplanması gereken kamusal bir soru.
Ünlüler Neden Bu Tartışmanın Merkezinde?
Tanınmış isimler üzerinden yürüyen tartışmalar meseleyi görünür kıldığı için yasaklı madde konusu daha da dikkat çekiyor. Magazin başlıkları olmasa, belki de bu sorular hiç sorulmayacaktı. Ben de işin ehli bir tıp uzmanından gerçek bilgiye ulaşmak ve ulaştırmak için bilgi aldım. Ketaminin insanlar tarafından hangi amaçla kullanıldığını sorduğumda, aynen şu yanıtı verdi: Ketaminin ameliyatta anestezi uygulamalarında kullanıldığını, bir başka özelliğinin ise bu maddeyi kullananlarda cinsel içerikli halüsinasyon görülmesinde etkili olduğunu söyledi.
Bu noktada odak noktası kişiler değil, sistem olmalı. Çünkü mesele birkaç tanınmış ismin yaşam tarzından ibaretse, bu yalnızca magazindir. Ama asıl üzerinde durulması gereken mesele ise kontrolsüz madde dolaşımının olduğu yöneündeki ciddi emarelerdir. Özellikle sokak köpekleri üzerinden oluşturulan denetimsiz bağış ağları... Ünlülerin kanında çıkan yasaklı maddeler ve ketamin... ve çocuklara kadar inen uyuşturucu erişimi…
Bu durum artık kamu güvenliği sorunudur.
Devlet Ne Yapmalı?
Burada atılması gereken adımlar net:
Hangi dernek, ne kadar bağış alıyor?
Bu bağışlar nereden geliyor, nereye gidiyor?
Hangi eczane, hangi veteriner, hangi gerekçeyle ne kadar kontrollü madde temin ediyor?
Bu temin, fiili uygulamalarla örtüşüyor mu?..
Ünlülere yönelik operasyonlar konuşulurken, aynı kararlılıkla bu alanların da denetlenmesi gerekiyor.
Ne hayvanlar suçlu ne de hayvanlar için layıkıyla mücadele edenler.
Ama eğer bir yerde hayvan sevgisi, insan zaafları, denetimsizlik…gibi konular aynı potada eriyorsa, orada suistimal zinciri olma ihtimali oldukça yüksek.
Selam ve selametle...

